![]() |
|
![]() |
▓-▓~♥~╪HeR GüNüM SeNiNLe DoĞuYoR ♥NuRuM♥ ╪gsgsumut İle DuYgU SeLi~♥~▓-▓Hayatın İçinden forumlarındaki ▓-▓~♥~╪HeR GüNüM SeNiNLe DoĞuYoR ♥NuRuM♥ ╪gsgsumut İle DuYgU SeLi~♥~▓-▓ konusunu görüntülemektesiniz. Eğer ; O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve ... |
![]() |
![]() |
|
LinkBack (1) | Konu Seçenekleri | Modları Göster | ![]() |
|
|
#191 (permalink) |
|
Atık Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Sep 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 534
Takım: galatasaray
KanGrubu: A rh (+)
Eğitim: ortaokul
Sevdiği Bölüm: her bölmümü:D
Burcunuz: Yengeç
Arkadaşları:0
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür 11
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Eğer ;
O'nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O'nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O'nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain... sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O'ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa, ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa... dünyanın en güzel yeri O'nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse... hayat O'nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O'nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar... her şiirde anlatılan O'ysa... her filmin kahramanı O... her roman O'ndan söz ediyor, her çiçek O'nu açıyorsa... bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa... iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa... eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O'nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O'na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız... kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü... özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu... hem kimseler duymasın, hem cümle alem bilsin istiyorsanız... O'nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse... gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O'nun yüzü suyu hürmetine... uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa... dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa... Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla... ...o halde bu SONSUZ AŞK!.. "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz. |
|
|
|
#192 (permalink) |
|
Atık Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Sep 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 534
Takım: galatasaray
KanGrubu: A rh (+)
Eğitim: ortaokul
Sevdiği Bölüm: her bölmümü:D
Burcunuz: Yengeç
Arkadaşları:0
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür 11
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Günbatımında karşılaştığım açmaya çalışan en yalnız çiçektin sen ...Elimi uzatsam dokunacakmışım gibi yakın , arada miller varmışçasına uzaktın. Bedenin yanımdayken bile , gözlerin , gözbebeğim kadar uzaktaydı. Görebileceğin en uzak nokta gözbebeklerindir çünkü...
Dokunuşların , seni tüketiyordu ; sen her dokunuşunda ölüyordun , gerçeklere dönüştü dokunmak senin için , ve sen her dönüşünde tükeniyordun... Zevkten öteydi , acıydı sevişmeler sende...Sen acıyı her haliyle seviyordun. Dilindeki , bedenindeki , beynindeki tek tat sadece acıydı ve sen bundan zevk almayı seçiyordun. Gülüşünde hep bir korku , hep bir soru vardı. Gülümsemeye alışkın olmayan dudakların vardı. Sadece küçücük bir kıvrımdı gülümseme dediğin , içinde hüzün ve acı saklı... Ellerin yorgunluğunu taşıyordu hayatının , senin yaşın ellerinde gizliydi , sen orda gizliydin. Sessiz , ince , narin , yıpranmış... En çok kalbini görmek isterdim , tam yanındayken kapattığın , ve bir daha asla açmayacağın...Gözlerine baktığımda yokolup gitmekten , sırrına eremeden gizeminde adını unutup , varımı yitirmekten çekinirdim. Lakin ben bilirim ki , gözlerin , en tenhasında , kuytusunda gecenin , bilinmezin. Gözlerin , aysız gecede , şavkını göklere yol diye çizdiren bir avuç zümrüt , yosunların arasında... Aydınlık bir günde , birden yağan yağmur gibiydi aşkın. Uzay boşluğunda kaybolan sözcükler gibiydi...Nasıl yalnız doğuyorsak , ve nasıl yalnız ölüyorsak , aşkta , aşkımda yalnız yaşanmalıydı belki de...Karakaplı deftere yazılan yeni bir isimdin belki de..Ve her aşk aslında ardından kin ve nefret getirmektedir belki de... Aslında aşk öylesine kırılgandır ki , en ufak bakış ardından paramparça bir yürek getirir. Ve her parça geceye karışırken , hüzün denizden eser...Hüzünden kaçan aşktan da kaçmalıdır...Aşk , öldürücüdür...İçinin soğumasıdır zamanla...Sonsuz aşk yoktur belki de... Sonsuz kırılganlık vardır...Boşlukta aradığın elleri bulamadığında , aşk , nefreti getirir. Karşılıklı bile olsa tehlikelidir. Çünkü, uçta bir duygudur aşk ; ve diğer ucunda nefret vardır. İki ucun birleşmesi hiçten bile değildir... |
|
|
|
#193 (permalink) |
|
Atık Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Sep 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 534
Takım: galatasaray
KanGrubu: A rh (+)
Eğitim: ortaokul
Sevdiği Bölüm: her bölmümü:D
Burcunuz: Yengeç
Arkadaşları:0
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür 11
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Aklıma her gelişinde,gözlerim dalar gider
Hiç bilmediğim yerlere, Tarif edilmez bir duygu sarar bedenimi birden, Benim için yalnızca sen varsın sen... Müziğin gizemine kapılıp hayallere dalarım Her hüzünlü şarkıda için için ağlarım Yüreğime akan her damla yaşta, Yalnızca sen varsın sen... Mehtaplı gecede yıldızları izlerken Gözlerim nemlenir derinlere dalar O zaman,bir yıldız kayar yüreğimden Tuttuğum dileğimde sen varsın sen... Uyku nedir unuttum. Geceleri yalnız seni düşünüp Hayaller Kuruyorum Kirpiklerimden süzülen yaşlara aldırmadan Bak,gecenin rengi değişiyoryeniden, Hala hayallerimde SEN VARSIN SEN |
|
|
|
#194 (permalink) |
|
Atık Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Sep 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 534
Takım: galatasaray
KanGrubu: A rh (+)
Eğitim: ortaokul
Sevdiği Bölüm: her bölmümü:D
Burcunuz: Yengeç
Arkadaşları:0
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür 11
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Ayışığı olup sen üşüme diye üzerini örterim geceleri
Süzülürüm koynuna haberin olmaz Sevdamı bilmediğin gibi Çekip gittin bir akşam Güneş battı gidişinle yüreğimde Her saniye yeniden Tek bir laf etmedim Bakışlarımdaki kıyamet buluşmaya kıyamadı gözlerinle Bu sabah beni bulamayacaksın kollarında Uyandığında seni öpen ben olmayacağım dudağının kıyısından Sen uyurken seyre dalan ben olmayacağım güzelliğini Uçmayacak martılar adalara doğru Vurmayacak kıyılarıma hasret dalgaları Parçalanan dalgalarda gizli hasretim değil Yüreğin olacak Dudaklarının nemi donacak gözyaşlarının ateşinde Başka bir bedenin sıcaklığı üşütecek seni Ve ben sürüklenirken çaresizliklerin doruklarına Dibine kadar battığım sensizlik girdabında Dolanırken soluksuzluk boğazıma Sarmalanırken yalnızlık kırbaçlarıyla Haykıramayacağım Susacağım İçime süzülecek gözyaşlarım Kimse bilmeyecek Ve ayışığı olup sen üşüme diye üzerini örteceğim geceleri Süzüleceğim koynuna haberin olmayacak Sevdamı bilmediğin gibi |
|
|
|
#195 (permalink) |
|
Atık Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Sep 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 534
Takım: galatasaray
KanGrubu: A rh (+)
Eğitim: ortaokul
Sevdiği Bölüm: her bölmümü:D
Burcunuz: Yengeç
Arkadaşları:0
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür 11
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
''BEN ÇOK MUTLUYUM''
Sen olmadın, hiç bir zaman! Ben Seni severken, Sen yoktun bitanem… Yüreğime kazımıştım adını! .. Adın var’ gölgen var’ Sen yoksun bitanem… Sen olmazsan’da aşk olur! , Ben Seni Sensiz Sevdim Sen gelmezsen’de, sevdamız yaşar bitanem… Benim yüreğimde dağlar gibi, Korun var, yanıyor’ yakıyor’ yıkıyor’ be bitanem… Sen olmadın, hiç bir zaman, Olmayacaksın’da, Biliyorum ve çok derinden gülüyorum, Be benim gonca güllü Sevgilim… Sen olmasan da, Hayalin var be gülüm. Sen olmasan da, Rüyalar var be bitanem… Ben seni, her gün böyle, doyasıya yaşıyorum. Sen istersen gelme, ben çok mutluyum. Hayallerimle! Rüyalarımla! Sevdamla başbaşa, yaşıyorum be bitanem…. Sen gelme kal kaldığın yerde. Umutların! … Yarınların yıkılmasın! ..)) Düşlerin gerçek olsun, Ben böyle mutluyum, Sende öyle mutlu ol, Sakın gelme gelme bitanem…. Ben Seni Sensiz Sevdim..ELVEDA… |
|
|
|
#196 (permalink) |
|
Atık Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Sep 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 534
Takım: galatasaray
KanGrubu: A rh (+)
Eğitim: ortaokul
Sevdiği Bölüm: her bölmümü:D
Burcunuz: Yengeç
Arkadaşları:0
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür 11
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Gecenin karanlığında yolunu bulmaya çalışan pervaneydim ben. Sense bana ışık tutan sokak lambası. Sana uçardım, aydınlığına, ışığına. Başımı döndürürdün de yine sana gelirdim her gece. Yolum da sen olurdun umudum da... Gündüzleri zamanın akmasını dilerdim, gecelerinse durmasını...Günün ilk ışıltısına kadar sana biraz daha yakın olmak için dönenirdim. Işığın yakardı kimi kez, biraz uzaklaşır yeniden sokulurdum. Nerden bilebilirdim yokluğunun, varlığından daha çok yakacağını...
Şimdi sen yoksun, ne yapar nereye konarım bilemiyorum... Hep orda o sokakta umduğum sen, şimdi yoksun! Her yer karanlık, her şey siyah... Söyler misin sevgili; ölüm de mi siyah, ölüm de mi karanlık? Gözlerine bakmak, ışığında kaybolmak ölüm müydü? Ölümümmüş bilemedim...Ne çıkar yokluğun karanlık, yokluğun siyahken, ölüm karanlık olmuş ne çıkar? Ve ben yokluğunda sevgili, karanlıktan korkmamaya başladım.Sen şimdi başka pervanelerin ışığıyken ben karanlığa doğru yol alıyorum... |
|
|
|
#197 (permalink) |
|
Atık Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Sep 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 534
Takım: galatasaray
KanGrubu: A rh (+)
Eğitim: ortaokul
Sevdiği Bölüm: her bölmümü:D
Burcunuz: Yengeç
Arkadaşları:0
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür 11
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş.
Biliyor musun, iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? Bilmiyorum. Derdim, kederim ne ? Biliyor musun yanıtını?... Neşemi, sevimcimi, yaşama gücümü yitirdim. O coşkulu, mutlu, umutlu günlerimi ne de çok özlüyorum. Öylesine bir özlem ki bu; ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Sevdiklerim, özlediklerim ve bana dost olanların her biri başka bir yerde; hiç birine kavuşamıyorum. Dalları fırtınada kopmuş bir ağaç gibiyiz iki gözüm. Her dalımız bir sınır boyunda, her yaprağımız bir ülkeye savrulmuş. Bir yanımız vizeli, bir yanımız kaçak. Çocukluğumu, ilk gençliğimi, geçmişimi, memleketimi velhasıl eskiye ait herşeyimi nasıl özlüyorum biliyor musun? Özümü özlüyorum, özümü.....Kendim olabilmeyi, sözümde durmak için verdiğim çabayı, kendime dürüst olmak için kendimle olan mücadelemi, özümle barışık yaşamayı özlüyorum. En iyi sen bilirsin, bir huyumu terk etmek için sarf ettiğim gayreti. Doğaya, insanlara, hayvanlara, çocuklara olan sevgimi, tutkumu ve yüreğimdeki ateşi, dimağımdaki tadı da en iyi sen bilirsin. Zaman geçiyor, hayat geçiyor, ömrümde akşam çanları çalmaya başladı bile. İnsanın mutlulukları, heyecanları, hayatı, yaşadıkları geride kalıyor iki gözüm. Bizim gibileri yıllar geçtikçe daha bir duygusallaşıyor. Toplumların gittikçe bencilleştiği, duyarsızlaştığı dünyamızda olup bitenler beni hüzünlendiriyor. Acaba bu durumun bilincinde ve farkında olan çevremizde kaç insan var ? Binbir düşünce üşüşüyor beynime. Anılarla, özlemlerle boğuşmak beni yıpratıyor. İç acısıyla dolu, yaralı, bin yerinden vurgun yemiş bir gönülle acılara karşı umarsız olmaya çalışıyorum ama olmuyor. Belki bir gün son bulacak ufuklarda solar hüznümüz. Hala bir şeyler bekleyerek bulutsu bir sise gömülüyor her şey. Şimdi ise, gülmek-ağlamak arası monoton bir hayatın girdabında kaldım. Üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi. Silkinip çıkamıyorum. Gün ışığına, suya hasret bitkiler gibi tatsız ve tuzsuzum. İşte şimdi böyle bir insan oldum iki gözüm. Gayesiz ve huysuz . Evden sokağa her çıkışımda, penceremden dışarı her bakışımda, karabasan gibi çöken sis ve karanlık dokunuyor bana. Oysa ışık umut, umutsa hayat demektir. Ben mi o ışığı yitirdim, yoksa o ışık mı beni; bilmiyorum. Nedense hep geçmişe bir özlem duygusu büyüyor içimde... İşte böyle iki gözüm. Hangi gündeyiz? Bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz ? Bilmiyorum. Bilsem de, benim için artık hiç bir önemi yok.......... Uzun yıllar önce sevdamı yüreğime yükleyip geldiğim bu yabancı ülkede, koynunda volkanları taşıyan bir dağ gibi sustum. Suskunluğumu delicesine haykırmak isterken, içime ağuları akıttım ve öylece sustum. Kara bir diken gibi yuttum ve içime yığılıp öğlece kalakaldım. İçimdeki yangını, yüreğimdeki yarayı, gözlerimdeki damlayı sorma. Hasretlere dayayıp başımı, hüzünle geçip giden günlere, gecelere döndüm sırtımı iki gözüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Gönlümün duvarına kocaman bir sevda resmi çizdim, bir de ateş yaktım ocağıma dağ gibi.Ki, okyanuslar söndüremez. İnsanlar, var olalı beri kabullenmiş sevdayı. Herkes kendi sevdasının Mecnunu; kendi hasretinin delisi olmuş. Kendi hikayesini, kendi sevdasını en büyük sanmış ve saymış; büyütmüş yüreğinde dağ dağ. Sabır sabır beyninin gergefine işlemiş. Benim sevdam da benim için dünyanın en büyük, en kutsal sevdası.... Ben ki, sevdanın çöllerinde ayrılıkların en büyük hasretini çektim Leyla ‘mın. Ferhat oldum dağları deldim. Kerem oldum yaktım kendimi. Pir Sultan oldum asıldım, Nesimi oldum yüzüldüm. Kavuşmak için gönlümü yollara düşürdüm. Horlandım, ezildim, hakaretlere, işkencelere maruz kaldım. Yüreğimdeki yangını, gözlerimdeki hicranı sorma iki gözüm. Acılarımı kimsesizliğime yükleyip, uzayıp giden yollara düştüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Aşık oldum, yaktım kendimi. İçimde bin yangınla çıktım yola. Sevgilime şiirler yazmak, şarkılar bestelemek, türküler yakmak en büyük ibadetimdi. Kavuşmak ise en inanılmaz hayalim. Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş. Aşk olmasa iki gözüm, içimde biriktirdiğim bu yangın olmasa, dolmasa iliklerime aşkın hasreti, bu yangın yüreğimi sarmasa, avuçlarımı yakmasa bu ateş, akar mı damarlarımdaki kan! Bir gün kavuşmak hayali olmasa, nasıl dayanılır bu yaşama, bu kimsesizliğe, bu gurbete, bu hasrete iki gözüm, nasıl? sorma ben kimim, adım ne, nereden geldim kim açtı bu kahrolası çukuru yüreğimde kimi sevdim, kime özlemim kaç yıl sevda doldu iliklerime kaç yıl eksildim. tut ki, bir pınarım suyu kesik akamadım nazlı nehirlere tut ki susturulmuş binlerce türkü bastırılmış binlerce acıyım baştanbaşa aşk ve ateş tut ki, incinmiş bir gülüşüm gecikmiş bir düş bir ateşin çemberinde yarım kalmış sevinçler kanayan tut ki, kar altında sevincim bütün mevsimlere küsmüşüm kanadı kırık bir serçeyim tut ki dağlarda koparılmış kınalı bir çiçek ateşin zulmünü gördüm suyun ihanetini baştanbaşa aşk baştanbaşa hasret susturulmuş milyonlarca türküyüm bir sarı çiçek bir sarmaşık belki çözer dilini yüreğimin ihanetlerin kilitlediği... |
|
|
|
#198 (permalink) |
|
Atık Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Sep 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 534
Takım: galatasaray
KanGrubu: A rh (+)
Eğitim: ortaokul
Sevdiği Bölüm: her bölmümü:D
Burcunuz: Yengeç
Arkadaşları:0
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür 11
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Benimle “ev”lenir misin? Hani içi çeyizliklerle dolu,mutfağı pancurlu,oturma odası olan,salonunda misafir ağırlanan,yatak odası sabah sessiz,gece gürültülü olan,banyosunda şarkılar mırıldanılan,bazen kahkahalar yükselen bir evde,benimle “ev”lenir misin?
Benimle “ev”lenir misin? Hani iyi ve kötü günde,aşk bizi ayırana kadar,kar etrafı güzelleştirmişken,ve ben şu an battaniyenin altında olmak isterken,sıcak bir bardak çay eşliğinde çizgi film izlemek isterken elimde bir parça çukulatayla,benimle “ev”lenir misin? Benimle “ev”lenir misin? Hani benim tüm huysuzluğuma,tüm kıskançlığıma rağmen,aynı evin içinde evle, benle,huysuzluğumla,kıskançlığımla bir olup,bana katlanabilir misin? Benimle “ev”lenir misin? Biz bir “ev” olabilir miyiz seninle? Hani “yuva” gibi bişey…Hani içi sıcak,dışı soğuk,yazları ılık,kışları sıcak,Akdeniz iklimi gibi birşey… Benimle “ev”lenir misin? Geceleri korkup,yataktan fırladığımda,korkmamamı söylemek için yanımda olur musun?Canım su istediğinde söylenmeden kalkıp bana bir bardak su getirmek için,sıcak yatağından çıkar mısın?Karnım gecenin bir vakti acıktığında,bu saatte yemek yemenin beni şişmanlatacağını söylemeden bana kepek ekmeğine bir sandviç hazırlayıp,içim ferah yememi sağlar mısın? Benimle “ev”lenir misin? Kilo aldığımda bile,beni dünyanın en güzel kadını addedip,yatakta aynı şekilde sever misin? Rejim yapmak istediğimde haftasonu uykundan erken kalkıp,benimle yürüyüşe gelip,dönüşte de benimle portakal suyu içer misin? Eve döndüğümüzde banyoya önce benim girmemi,çünkü terin üzerimde kuruyup hasta olmamı istediğini söyler misin? Benimle “ev”lenir misin? Hani zor geçen bir günden sonra,eve geldiğimde yemek yapmak istemiyorsa canım,sadece pizza yemeğe razı olup,çayı bile sen yapmaya kalkar mısın?Ve beni dizlerine yatırıp herşeyin düzeleceğini,kimsenin beni yıldıramayacağını söyleyerek saçlarımla oynar mısın? Benimle gerçekten “ev”lenir misin? Kooperatif taksitlerine girip,araba almak için bankadan benimle birlikte kredi alır mısın? Haftasonlarını sadece arabamız olacak diye girdiğimiz taksit yüzünden evde geçirdiğimiz için surat asmadan,vcd seyredip,sevişerek geçirir misin? Ve ben bir gün bu “ev” den sıkıldığımda,benimle çok uzak bir yere sorgusuz sualsiz gelir misin? Ve ben bir sabah doğan güne gülümseyemeden başka bir hayata gidersem,ardımdan sonsuza dek beni sever misin? |
|
|
|
#199 (permalink) |
|
Atık Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Sep 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 534
Takım: galatasaray
KanGrubu: A rh (+)
Eğitim: ortaokul
Sevdiği Bölüm: her bölmümü:D
Burcunuz: Yengeç
Arkadaşları:0
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür 11
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Ay dolunay,imkansız aşklar vakti…
Dolunaylı bir hafta sonuna girerken genel bir gerginlik var üstümde.Ya ben her kötü zamanlamamı dolunaya yüklemeyi adet edindim bilmiyorum. Ya da gerçekten ay ışığı med-cezir gibi ruhumu çekip bırakıyor. Bahar gelip nar çiçekleri gibi renkten renge girerken dünyamız, ruhun renklerini atlamamalı derim.Gel gör ki havamız hep parçalı bulutlu,renkler hep griye çalıyor inceden. Bugünkü mevzunun karanlıklığı da oradan gelmekte okuyan dostlarım,mevzu imkansız aşk hikayeleri. Hani son ayların şarkısı kadar olmasa da, bir çok sayılı nedenden dolayı engellenmiş duygularımız. Neler vardır ki insanın dünyasını alt üst edebilecek duygusal yoğunlaşmalarında? Karşılıksız aşk hikayeleri,sosyal konum farklılıkları,öğretmen-öğrenci ilişkisi,yaş farkı belirgin olan aşklar, evliyken yaşanan aşklar,arkadaşının aşkı olanlar,arkadaşının eşine aşık olanlar,iş yerinde aşk yaşayanlar,sanal dünyadan gerçek aşk bulanlar, yanlış zaman yanlış insana denk düşenler,uzak düşenler,Hipokrat yeminini unutturan aşklar, sonu gelmeyen ilişkiler içerisinde kalanlar… Liste yeterli mi bilmem bence daha çok çıkar örnek. Hoş toplamına bakılınca aşk öykülerinde imkansızlık kardeş hikaye gibi alttan gelir.Her bekleyişte, aşkın insana olan uzaklığı hissedilir.Kimse kolay kavuşmaz istediklerine,ondan her hikayede biraz umutsuzluk,biraz sessizlik vardır. Ancak bir de asla olmaz denilen, daha baştan aklınızın kaçıp ruhunuzun teslim olmayı düşlediği öyküler vardır. Süper egonuzun tüm gücüyle “uzaklaşmalısın” diye haykırdığı,ama içinizdeki karşı konulmaz dürtünün sizi içine attığı öykünüzü düşünmeye başlayın. Bir anda mı oldu gerçekten?Yoksa yasak olan daha mı çekici geldi inceden inceye? Peki kime ve neye göre imkansız, neye göre yasak olur bu hikayeler.Adına tabu dediğimiz kimin koyduğunu hatırlamadığımız kurallar zinciri gelir başta. Toplumun bir arada yaşamasını sağlayan yazılı olmayan kurallar, başta bireyin mutluluğunu hedeflerken bir süre sonra mutsuzluğun kaynağı olmuyor mu biraz? Aynı tabular bir süre sonra herkesin seanslar süresince yıkmaya çalıştığı duvarları olacaktır.Bu kısmı deneyimle vaki. 80’lerden beri yükselen trenddir, özgür, modern şehir insanı efsaneleri de buradandır.Tabuları yıkan öyküler filme geçer.Aslında öncesinde de sinema imkansız aşk hikayeleriyle doludur.Hastalıklı,başı sonu karışmış düğümleri vardır, ya da gelinine aşık olan, ve eşinden daha olgun ve anlayışlı bu adamda ruh eşini gören genç Filiz Akın ile Kartal Tibet gibidir imkansızlığın boyutu. İmkansızdır ama vardır. Kuralların doğruları bağırması,kalbinizin sesini susturabiliyorsa ne mutlu. Bu tarz ilişkilere girmek bir çok karmaşa getirirken, girmemek de ömür boyu aklınızda kalabilecektir. Çünkü aynı ses de kulağınıza aşkı kaçırmamalısın diye fısıldamıştır sessizce. Peki ne yapmalı,ya da hangisini yapmak daha kolay gelir.Tartışırken,imkansız aşk yoktur,aşkın önünde engel olmaz diye sesler çıkar artarak.İyi niyetli yalanlar gibi geliyor bana bu sözler. Öyle olmasını istesek de bu kadar cesur ve bu kadar açık değiliz hayata karşı.Korkarak bakıyoruz zor olana.Söyleniyoruz başkalarının durumuna, “nasıl yapar,başka kimse kalmamış mı,etik değil,ayıp” diye.Sonra da aşk için her şeyi yapmalı diyoruz. Aslında söylenmemiş sözlerle dolu içimiz. Dolunay bahane. |
|
|
|
#200 (permalink) |
|
Atık Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Sep 2007
Nerden: istanbul
Mesajlar: 534
Takım: galatasaray
KanGrubu: A rh (+)
Eğitim: ortaokul
Sevdiği Bölüm: her bölmümü:D
Burcunuz: Yengeç
Arkadaşları:0
Ettiği Teşekkür: 0
Aldığı Teşekkür 11
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
BİTMEYEN AŞK
Genc adam ellerinde bir buket cicek, sahile kosarak geldi... Gözleri söyle bir sahilde gezindi, aradigini göremeyince ilk gördugu banka oturup sevdigini beklemeye basladi. Ellerinde yine her zamanki ciceklerden vardi.Sevgilisinin en sevdigi cicekler bunlardi. Kirmizi, kipkirmizi, kan kirmizisi guller... Sanki dalindan yeni koparilmis gibi tazeydiler, buram buram kokuyorlardi, sevgi kokuyor, ask kokuyor en önemliside özlem ve hasret kokuyordu guller... Hepsinin uzerinde damlalar vardi. Sanki agliyor gibiydiler. Genc adam gullere bakti, sanki onlarla konusuyormus gibi, " Neden agliyorsunuz, bakin ben ne kadar mutluyum " dedi. Az sonra sevdigini görecegi icin kalbi yine deli gibi atmaya baslamisti. Ne zaman onu dusunse, onunla bulusacagini hayal etse kalbi yine böyle yerinden cikacakmis gibi oluyordu. Senelerdir birbirlerini sevmelerine ragmen ikiside sevgisinden hic birsey kaybetmemisti.. Onlari hic birsey ayiramazdi... Ne hasret, ne ayrilik, nede ölum... Genc adam telasla saatine bakti. Sevdigi yine gec kalmisti, 1 dakika gec kalmisti. Ustelik o, sevdigini bekletmemek icin dakikalarca önce kosarak geliyor, onu beklemeyi bile seviyordu. Oysa o her zaman bunu yapiyordu. Devamli kendisini bekletiyordu. Herkesin bir kusuru olurmus diye dusundu... Ve gözlerini önundeki ucsuz bucaksiz denize dikti.. Denizin sonu yok gibiydi, tipki sevdigi kiza olan aski gibi denizinde sonu yoktu. Sonsuzluga uzaniyordu...Aslinda bugun onlar icin cok özel bir gundu. Kendi aralarinda sözleneceklerdi. Delikanli önce bunu sevdigine acmis, sonrada gidip 2 tane yuzuk almisti. Bu kadar önemli bir gunde bari, onu bekletmemeliydi.. Ama alismisti artik beklemeye, zarari yok biraz daha beklerim diye dusundu. Gullerin yapraklari nedense hala yasli idi. Bir turlu anlamiyordu onlari. Hersey bu kadar guzelken neden agliyorlardi ki ? İste az sonra sevdigi gelecek, ona sarilacak, kucaklasacaklardi...Sonra söz yuzuklerini takip, evliige ilk adimlarini atacaklardi.Genc adam öyle heyecanliydi ki sevdigine kavusmak icin can atiyordu... Martilara bakti,birbirleriyle oynasip, ucusan martilara... Ne kadar guzel dansediyorlardi Tekrar saatine bakti genç adam.Endiselenmeye baslamisti. Sevgilisi yine gec kalmisti, hemde cok... Bu kadar gec kalmamasi gerekiyordu. İste hergun burada bulusmak icin sözlesmiyorlar miydi? Her gun sahilde, martilara bakarak, denizin onlara anlattigi masallari dinleyerek birbirlerine sarilip hasret gidereceklerine söz vermiyorlar miydi ? O zaman neden gelmemisti yine ??... Aklina kötu dusunceler gelmeye basladi. Hayir.. hayir..olamazdi. Sevdigine birsey olamazdi. Onsuz hayat yasanmazdi ki... O ölse bile devamli benimle yasar diye dusundu genc adam. Bunun dusuncesi bile hos degildi. Gözlerini yere indirdi. Gözyaslarini kimsenin görmesini istemiyordu. Zaten nedense etrafindaki insanlar ona sanki kacik gibi bakiyorlardi. Rahatsiz olmaya basladi bakislardan. Artik bikmisti... Yine sevgilisi geldi aklina.. Neden gelmedi acaba diye dusunmeye basladi. Gözlerini kapatti. 7 sene oldu dedi. 7 senedir hergun bu sahildeydi, sevdigini bekliyordu. Daha fazla dayanamadi. Kalbi parcalanacak gibi oluyordu. Gözlerinden 1 damla daha yas gullerin uzerine damladi... Yine gelmeyecek galiba, en iyisi ben onun evine gidiyim diye mirildandi...Hic olmazsa gulleri her zamanki gibi yanina koyar, ona vermis olurdu... Genc adam ayaga kalkti. Sevdigiyle bulusmak uzere, yesil tepenin ardindaki kabristana dogru yurumeye basladi. .NE BÜYÜK AŞKMIŞ... |
|