XSiR.NeT | Temiz Internet » Genel Kültür » Kültür » Ögeday Kağan Devrinde Türkistan'da Teşkilat Yapısı
kayit ol

Ögeday Kağan Devrinde Türkistan'da Teşkilat Yapısı

Genel Kültür forumlarındaki Ögeday Kağan Devrinde Türkistan'da Teşkilat Yapısı konusunu görüntülemektesiniz. Ögeday Kağan Devrinde Türkistan'da Teşkilat Yapısı Özet: Ortaçağ tarihi için kısa bir zaman dilimini içeren Ögedey döne-mi, Moğol İmparatorluğunda ulus teşkilatının ve Moğol ordusunun Türkleşme devrinin başlangıcı ve Türk-Moğol ordusu ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 17-11-2007, 00:44   #1 (permalink)
Sağlam Üye
CyBeR-ErKuT - ait Avatar
Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Apr 2007
Nerden: єν∂єи :)
Mesajlar: 3.279
Sevdiği Bölüm: ωєвмαѕтєя
Burcunuz: Başak
Arkadaşları:5
Ettiği Teşekkür: 12
Aldığı Teşekkür 189
Xsir Gücü: 14
Xsir Puanı: 107
Xsir Grafiği: CyBeR-ErKuT will become famous soon enoughCyBeR-ErKuT will become famous soon enough
Tanımlı Ögeday Kağan Devrinde Türkistan'da Teşkilat Yapısı



Ögeday Kağan Devrinde Türkistan'da Teşkilat Yapısı Özet: Ortaçağ tarihi için kısa bir zaman dilimini içeren Ögedey döne-mi, Moğol İmparatorluğunda ulus teşkilatının ve Moğol ordusunun Türkleşme devrinin başlangıcı ve Türk-Moğol ordusu fetihlerinin ikinci devridir.
Ögedey’in tahta oturması, ulus teşkilâtlarını fiilen ortaya çıkarmıştır. Uluslar, Moğol prenslerinin mülkü olmasına rağmen kağanlığa doğru-dan bağlı memurlar tarafından yönetilmiştir. Ayrıca bu bölgede yaşa-yan Moğol aristokrasisi Türkistan şehirlerinde oturmamıştır. Çünkü bu dönemlerde Moğollar için zirai ve zanaat ürünlerinin sürekliliği ve pa-ranın gelmesi şehirleri yönetmekten daha önemliydi. Neticede ulus teşkilâtları, daha sonraki dönemlerde ortaya çıkacak ay-rı Türk-Moğol devletlerinin zeminini oluşturmuştur. Böylece XIII. yüz-yılda dünya tarihine damgasını vuran Moğol Devleti’nin Türk ülkesi olan Büyük Türkistan’ı hakimiyeti altına alması, köklü siyasî, sosyal ve kültürel değişikliklere sebep olmuştur.
Anahtar Kelimeler: Ögedey, Türkistan, Maveraünnehir, darugaçi, tangmaçi, baskak

Giriş
Ögedey, Cengiz Han’ın ilk karısı Börte’den doğan üçüncü oğludur. Ögedey’in iki ağabeyi, bir erkek kardeşi ve üç kızkardeşi (1) (Danzan 1973: 243) olduğu söylenir. Kaynaklarda (2) Ögedey’in doğum tarihinden bahse-dilmemiştir. Cengiz Han ölmeden önce Ögedey’i halef tayin etmesine rağ-men Ögedey, Moğol Devleti tahtına Cengiz Han’ın ölümünden yaklaşık iki yıl sonra 1229 yılında oturmuştur. Kaan, 11 Aralık 1241 yılında ölmüş ve Moğol geleneklerine göre İrtiş ırmağından iki günlük mesafede, yüksek Boldos-Heser (Eke Oir) Dağı’na defnedilmiştir.

Türkistan Moğol hakimiyeti öncesinde Semerkand, Buhara, Otrar, Savran, İspicap ve Şaş şehirleri başta olmak üzere ilmin ve yüksek medeniyetin geliş-tiği bir bölgeydi. Moğollar için Türkistan ve Maveraünnehir’i ele geçirmenin önemi büyüktü. Bu bölge, devletin diğer Asya devletlerine ve Avrupa’ya geçişi için önemli bir köprü oluşturmuştu.

Teşkilat Yapısı

1. İdari Teşkilat: Moğol Devleti, bütün boy ve halkların birleştirilmesi ile meydana gelmiştir. Devletin başında bulunan kimseye Han veya Kaan de-nilmiştir. O, Kurultay adı verilen en büyük mecliste seçilmiştir. Hanın yetkile-rini sınırlayan hiçbir müessese yoktu; yani han, devletin mutlak hükümdarıy-dı. Ayrıca Türk kağanlarında olduğu gibi semavî menşeli olduğuna inanılı-yordu. Devlet, han sülalesinin mülkü sayılmış ve bu mülk, han tarafından sülalenin erkek mensuplarına (köbegün) miras ve tımar olarak verilmiştir. Devletin bütün memurları ve her sınıftan halk bunlara uymak zorundaydı. Ögedey, kibirliliği, zekası, yeteneği, kararlılığı, adilliği ile şöhret kazanmıştır. Cengiz Han, Ögedey’in yaptığı işlere ve söylediği sözlere bakarak, onun padişahlığa lâyık olduğunu defalarca söylemiş ve isabetli kararlarından, ze-kasından, yönetimdeki ustalığından ülkeyi iyi yöneteceğini ve düşmanlara karşı koruyacağını anlamıştı (Cüveynî 1999: 181). Ögedey, devletinde kim-senin kimseyi üzmemesi, güçlünün zayıfı ezmemesi ve elinden hiçbir şeyi zorla almaması hakkında yargı çıkartmıştır (Reşidüddin 1960: 37). Ögedey, tahta oturduktan sonra ulusları kendisi tarafından tayin edilen memurlar vasıtasıyla kontrol altında tutmuştur. Kaan, Cengiz’in uyguladığı Yasa ile devlet geleneklerini devam ettirmiştir. Saltanatının son döneminde (1234/35-1240/41 yılları arası) hayatını eğlenceyle geçirmiş (Spuler 1988: 57) ve dev-let halkının hayatı ile ilgilenmemiştir (Barthold 1963: 538).

Devlet yönetiminde kaanın ilk yardımcısı, baş veziri olmuştur. Baş vezir, devletin bütün işlerinin yürütülmesini idare eden en yüksek rütbedeki me-murdu. Önem verilmesi gereken nokta da Ögedey Kaan devrinde baş vezir Yeh-lu Ch’u-ts’ai’ın (Ögel 2002: 212) devlet erkanında etki ve yetkisinin oldukça kuvvetli olmasıdır.

Cengiz Han tarafından uluslara bölünen devlet, kesin şeklini Ögedey zama-nında almıştır. Kaan tarafından bir ulusun (4) başına getirilen (ilhan) prensler (5), verilen ulusun esas sahibi olmuştur. Kaan, belirli bir ulusun idaresi ile görevlendirdiği prenslere, binbaşı ve tümenbaşı gibi komutanlarını belli bir sayıdaki ordu ile birlikte vermiştir. Kendi ulusunun tam sahibi olmasına rağ-men prenslere, sadece devlet memurları tarafından toplanan verginin- prens-ler ulusundan doğrudan vergi toplamamıştır- belli bir kısmı verilmiştir.

Devlet, ilhanın yanı sıra kaanın yardımcıları (darugaçi, tangmaçi, baskak, noyan, v.b.) aracılığıyla kontrol altında tutulmuştur. Maliye ve koruma işlem-lerine, kaan tarafından tayin edilen ve kaana doğrudan bağlı (ta-lu-hua-chi) darugaçi (6) adlı memurlar bakmıştır. A.N.Kurat’a göre halis Türk olan ulus-ların en yüksek idare memuruna daruga (darugaçi) denilmiştir (Kurat 1976: 931). Kurat’a göre Rus knezliklerinde darugaçi ve baskaklar iç idare işine karışmıyorlardı (Kurat 1948: 80). Böylece burada darugaçiden daha çok ilhanın yönetimi ağırlıklı olmalıdır. Çağatay ulusunda ise ilhanın yönetimi ile ilgili pek kayıt yoktur. Üstelik ilhanın bölge idaresine pek karıştığı da görül-memiş ve darugaçi yönetimi öne çıkmıştır.

Genellikle Moğol devlet teşkilatının sivil kadrolarını Uygurlar, Türkler, Çinliler daha sonra İranlılar oluşturmuştur. Çin’de, Moğollar’dan sonra ikinci mevkii tutan Türkistanlı Müslüman memurlardı (Togan 1981: 139-140). Moğol Devleti’nde sivil idarenin düzenlenmesinde emeği geçen devlet adamların-dan biri Mahmut Yalavaç’tır (Ögel 2002: 201-217). Yukarıda sözü edildiği gibi Türkistan ve Maveraünnehir bölgesinin de idaresi doğrudan kağanlığa bağlıydı (7). Bu bölgenin çoğu kısmı Çağatay’ın hissesine girmekle (8) bera-ber resmî şekilde darugaçilik tarafından yönetilmiştir. Türkistan ve Maveraünnehir’de darugaçi idaresi altında yardımcı sivil, iktisadî, askerî ve adlî teşkilâtlar vardı. Genellikle iktisadî işlerden sorumluluk darugaçinin gö-revleri arasında yer aldığından hem darugaçi hem de devletin maliyecisi olan Mahmut Yalavaç’ın bu teşkilâtların başında geldiğini ve adlî işlerde Mahmut Yalavaç ile birlikte Çağatay’ın çok etkili olduğunu tahmin edebiliriz. Diğer idare yönetimlerinden bahsedersek sivil teşkilâtın başında darugaçiye yar-dımcı vezirler, askerî teşkilatın başında emir ve noyanlar bulunmaktaydı.

Ayrıca Müslüman ülkesi olan Türkistan ve Maveraünnehir’deki Müslüman din adamları, diğer dinlerin ruhanîleri gibi her türlü vergi ve mükellefiyetten muaf tutulmuştur. V.Barthold’a göre onlara idarede hiç bir vazife verilmemiş-tir (Barthold 1990: 500). Bu onların resmî olarak devlet işlerinde etkisi olma-dığını gösterir. Fakat Moğolların Maveraünnehir’de sadrları halkı yönetmek için kullandıkları ve sadrların etkisinin Moğol öncesinde olduğu gibi Moğol sonrasında da devam ettiği söylenir (Trever vd. 1950: 327).

İncelediğimiz dönemde Türkistan ve Maveraünnehir’in idarecileri hakkında yeterli düzeyde bilgi bulunmamaktadır. Ancak kaynaklardan öğrenebildiğimiz kadarıyla Ögedey Kaan’ın ilk tayinleri sırasında büyük kaan adına Türkistan ve Maveraünnehir halkının idaresine Mahmut Yalavaç Harezmî görevlendirilmiştir (Ögel 2002: 209). Mahmut, bu bölgeye tayin edildikten sonra Hocend’e yer-leşmiş, bütün bölgeyi yardımcıları aracılığıyla denetlemiştir (Grousset 315, Trever vd.1950: 327). 1238 yılında Buhara’da ortaya çıkan Tarabî İsyanı’ndan sonra Mahmut, Pekin vilayeti darugaçiliğine getirilmiş, onun yerine oğlu Mesud Yalavaç tayin edilmiştir. Bilindiği gibi Mesud bir tüccardı (Davidoviç 1972: 96). Babası gibi maliye işlerinde çok iyiydi. Ögedey zamanından sonra maliye işle-rinde başarılı reformlar gerçekleştirmiştir. O, 1238 yılından itibaren Haydu (9) da dahil Türkistan ve Maveraünnehir’in darugaçisi olmuştur (Reşidüddin 1960: 12). Maveraünnehir’deki Moğol yöneticilerinden biri Hazar Buka idi. Hazar-Buka, Ögedey zamanında Nahşeb’te oturmuştur (Barthold 1963: 543). Anlaşıl-dığı kadarıyla Nahşeb’i, Moğollar yazlık karargah için tercih etmiştir.

V.Barthold’un açıkladığı Kutb ad-din Kermanlı’nın ablasıyla evlenen Maveraünnehir yöneticisi Hazar-Buka’nın adı, Moğolların Gizli Tarihi ve Cüveynî’in eserinde bulunmamaktadır. Buhara ve Semerkant’taki Moğol yöne-ticilerinden biri aslen Çinli olan Çinsang-Tayfu’dur. Buka-Nuşa, Ögedey zama-nında Buhara ve Semerkant’ın yöneticisi olmuştur. V.Barthold, Buka-Nuşa hakkında “Cengiz Han hayattayken Buhara bölgesinin idaresiyle vazifelendirdiği Nuşa olmalı” demiştir (Barthold 1963: 544). Moğolların Maveraünnehir’i işgali sırasında Otrarlı Türk (Togan 1981: 264) Kutub ad-din Habeş-Amid Moğolların hizmetine geçmiştir. Reşidüddin, onun Çağatay’ın bitikçisi (10) ve iki vekilinden biri olduğunu söylemiştir (Reşidüddin 1960: 102). Onun İslam dini gereklerine dikkatsiz olduğu ve Müslüman din adamlarının onun idaresinden memnun olmadığı bilinmektedir. Reşidüddin’e göre Çağatay’in sadece iki vekili vardı: biri, aslen Çin’den gelen vezir, diğeri de Habeş Amid’di (Reşidüddin 1960: 101).

2. İktisadî Teşkilât:
Bu teşkilata gelince kaynakların yetersizliği nedeniyle bu görevi bizzat kimin üstlendiği belirsiz kalmaktadır. Genel olarak ele aldı-ğımızda, bu teşkilâtın yönetimi baskakların görevi olmuştur. Baskakların yetkisinin Altın Orda’da daha büyük olduğu söylenir. A.N.Kurat’a göre Rus uluslarındaki en yüksek Tatar valisi de baskak adını taşırdı, onun emrinde asker de bulunurdu. Yine adı geçen yazara göre baskak sistemi sadece Rus knezliklerine aitti (Kurat 1948: 80). Oysa Cüveynî’de Cengiz Han’ın, Buha-ra’yı aldıktan sonra halktan alınan malın ve vergilerin ulaştırılması için Moğol ve Türk’ten bir muhafız (baskak) tayin ettiği söylenir (Cüveynî 1999: 135). Ayrıca Rus alimleri K.Trever, A.Yakubovskiy, M.Voronets Mahmut Yalavaç’ın Türkistan ve Maveraünnehir idaresine baskak sistemini getirdiğini söylemişlerdir (Trever vd. 1950: 327). Yanı sıra W.Radloff baskaklara “polis müdürü” diyerek bu ünvanın Türkistan’da da kullanıldığını belirtmiştir (Türk Ansiklopedisi 1952: 359). Elbette kaan tarafından baskakların emrine askerî kıta verilirdi ve onların da görevleri içinde halkın kaana itaat etmesini denet-lemek vardı. Fakat onların görevleri esas olarak vergi toplama işleriydi.
__________________
__________________

 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz forumu seçin

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Böbreklerin Yapısı ve İşlevi PoLoNia Sağlık 0 28-06-2007 15:49
Microsoft Vista Ağ Yapısı OnLiNe Windows 0 21-02-2007 18:59


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 11:10 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)

Powered by: vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2006, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
Design by Htworks Licenced To XSiR.NeT | Temiz Internet