XSiR.NeT | Temiz Internet » Spor » Olimpiyatlar » 1906 - 2004 Olimpiyatları Kısa Tarihçe ve Bilgiler
kayit ol

1906 - 2004 Olimpiyatları Kısa Tarihçe ve Bilgiler

Spor forumlarındaki 1906 - 2004 Olimpiyatları Kısa Tarihçe ve Bilgiler konusunu görüntülemektesiniz. 1906 - 2004 Olimpiyatları Kısa Tarihçe ve Bilgiler Kaynak: gsgm.gov.tr...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 04-08-2008, 18:59   #1 (permalink)
Unuтмaк HaчaL
FeeLTheFeaR - ait Avatar
Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Jul 2008
Nerden: İzmir/İzmiT
Mesajlar: 1.863
Takım: Fenerbahçe
Eğitim: Üniversite
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:13
Ettiği Teşekkür: 76
Aldığı Teşekkür 40
Xsir Gücü: 7
Xsir Puanı: 55
Xsir Grafiği: FeeLTheFeaR will become famous soon enough
Tanımlı 1906 - 2004 Olimpiyatları Kısa Tarihçe ve Bilgiler



1906 - 2004 Olimpiyatları Kısa Tarihçe ve Bilgiler

Kaynak: gsgm.gov.tr
__________________



O zaman bende sana Do Not Disturb Diyorum


Her Bitiş Yeni Bir Başlangıçtır...

Youtube'ye Giremeyenler Burayı İncelesin
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2008, 18:59   #2 (permalink)
Unuтмaк HaчaL
FeeLTheFeaR - ait Avatar
Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Jul 2008
Nerden: İzmir/İzmiT
Mesajlar: 1.863
Takım: Fenerbahçe
Eğitim: Üniversite
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:13
Ettiği Teşekkür: 76
Aldığı Teşekkür 40
Xsir Gücü: 7
Xsir Puanı: 55
Xsir Grafiği: FeeLTheFeaR will become famous soon enough
Tanımlı Ce: 1906 - 2004 Olimpiyatları Kısa Tarihçe ve Bilgiler





1906 Atina

Kurtuluşlu Y.Alibrantis, Dünya rekoru kırıyor !

Yunanlılar tertipledikleri ilk Modern Olimpiyat Oyunları'nın öylesine etkisi altında kalmışlardı ki; Modern Olimpiyat Oyunları'nın 10. yıldönümüne rastlayan 1906 yılında özel bir olimpiyat düzenlemek için Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne başvurmuşlardı. Ancak Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin Modern Olimpiyat Oyunları hakkındaki kuralları son derece kesin ve katıydı. Olimpiyat Oyunları her dört yılda bir, dünyanın bir başka ülkesinde yapılacaktı. Bu nedenle Yunanlıların bu önerilerinin kabulü mümkün değildi. Ancak Modern Olimpiyat Oyunları'nın kurucusu bulunan Baron Pierre de Coubertin'in araya girmesiyle Yunanlıların bu isteği şartlı olarak onaylandı. Düzenlenecek oyunlara "Ara Olimpiyat" adının verilmesi uygun görüldü. Bu olimpiyata katılmak için Milli Olimpiyat Komiteleri'nin amatörlük onayları aranmayacak; şampiyonluğu kazanan ülkelerin milli marşları çalınmayacak ve bayrakları göndere çekilmeyecekti. Bu Ara olimpiyata katılabilmek için o ülkenin uyruğundan olmak yeterli görülecekti.
Bu şartlar altında 1906 Atina Ara Olimpiyat Oyunları'na 20 ülkeden 7'si bayan, 877'si erkek olmak üzere 884 sporcu katıldı. Bu sporcu sayılarının büyük çoğunluğunu ev sahibi Yunanistan'ın sporcuları oluşturmaktaydı. Türkiye'den de 30 sporcu Atina'ya gitmişti. Böylelikle 1906 Atina Ara Olimpiyat Oyunları'nda atletizm, cimnastik, eskrim, güreş ve futbol dallarında İstanbul'dan 8 Rum, İzmir'den 1 Ermeni, ve 10 İngiliz, Selanik'ten de 1 Musevi ile 10 Rum Osmanlı Devletini temsil etmişlerdi.
Atletizm
Konstantin (Dereceye giremedi)
Aleko Celepoğlu (Dereceye giremedi)
B.Murmuris (Dereceye giremedi)
M.Darıcas (Dereceye giremedi)
Eskrim
A.Kritikas (Dereceye giremedi)
Güreş
Manolas Karucakis (Dereceye giremedi)
Cimnastik
Niko Alibrantis (Heptatlonda 37 kişi arasında 90 puanla 7 kişi ile 7.liği paylaştı.)
Yorgo Alibrantis (10 metrelik ipe tırmanma yarışmasında 114 saniyelik derecesiyle Dünya Rekoru kırarak birinciliği kazandı. Bu yarışma ertesi yıl resmi yarışmalar listesinden çıkarıldığından Dünya rekoru hala Tatavla Heraklis’e aittir.)
Danimarka'ya 5-1 yenildikten sonra Selanik'i 3-1 yenen ve Atina Karması'nın maça çıkmaması karşısında hükmen galip sayılarak ikinciliği kazanan İZMİR FUTBOL KARMASI şu kadrodan oluşuyordu:
E.Charnaud
Z.Kuyumcuyan
E.Giraud
J.Giraud
H.Holly
P.de Fontaine
D.Whittal
A.Whittal
G.Whittal
H Whittal
E.Whittal
Atina Karması'na 5-0, İzmir Karması'na 3-1 yenildikten sonra Danimarka Karmasıyla maç oynamasına rağmen üçüncülüğü kazanan SELANİK FUTBOL KARMASI’nın kadrosu ise şöyleydi: G.Vaporis
M.Pintos
A.Tegos
N.Pentzikis
I.Kyrou
G.Sotıadıs
V.Zarkadıs
D.Mitchopoulos
A.Karaonnidis
I.Abott
İ.Sarıkadis
Böylece Türkiye'den giden sporcular 1 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalya ile 1906 Atina Ara Olimpiyat Oyunları'ndan yurda döndüler.



1908 Londra

Osmanlı Milli Olimpiyat Cemiyeti, daha kuruluş hazırlıklarındayken, spor dünyasının üçüncü Modern Olimpiyat Oyunları Londra’da başladı. Dünyanın dört yanından gelen 2082 sporcu İngiltere’nin başkentinde toplandı. Ev sahibi İngiltere, oyunlara katılan 22 ülke arasında 710 sporcusuyla 1908 Londra Olimpiyatı’nın en kalabalık kafilesini oluşturmaktaydı. Arkadan 220 sporcusuyla Fransa, 117 sporcusuyla İsveç ve 121 sporcusuyla Amerika Birleşik Devletleri gelmekteydi. Bu kalabalık ülkelerin dışında birer sporcuyla katılan ülkeler de vardı. Bunlar İsviçre, İzlanda ve Türkiye idi. Türkiye'yi Olimpiyat Oyunları tarihinde ilk kez resmen temsil eden sporcu,Tatavla Heraklis (bugünkü Kurtuluş Gençlik Kulübü) cimnastikçilerinden Aleko Mulos efendi idi.Galatasaray Lisesi öğrencisi olan Mulos efendi, bir yıl önce Modern Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Baron Pierre de Coubertin İstanbul a geldiğinde, edebiyat öğretmeni M.Juery tarafından Baron’a rehber olarak verilmişti. Ve İstanbul’da bulunduğu süre içinde ona eşlik etmişti.
Baron Pierre de Coubertin, gerek bu genç cimnastikçiye bir armağan, gerekse Türkiye’deki kişisel temsilcisi Selim Sırrı (Tarcan) Beye bir jest olarak Aleko Mulos’u özel olarak Londra’ya çağırmış ve gerekli belgeleri de Londra Olimpiyat Oyunları Organizasyon Komitesi’ne kendi hazırlayıp sundu.
Aleko Munos, Londra Olimpiyat Oyunları’nda katıldığı jimnastik müsabakalarında bir varlık gösterememişti. Fakat bir altın madalya kadar değerli bir şey kazanmıştı; Olimpiyat ta Türkiyeyi temsil eden ilk sporcu olma şerefini.




1912 Stockholm

Olimpiyat Stadyumlarında İlk Türk Bayrakları
İsveç tarafından organize edilen Beşinci Olimpiyat Oyunları 5 Mayıs 1912 günü Stokholm'un menekşe renkli İsveç tuğlası ve granit taşından yapılan 32 bin kişilik Olimpiyat Stadyumu'nda parlak bir törenle açılırken, oyunlara katılan 4742 sporcunun mensup oldukları 27 ülkenin bayrakları dalgalanmaktaydı. Bu bayraklar arasında Türk bayrağı da yer alıyordu ve törene katılan iki de sporcumuz vardı.

Osmanlı Olimpiyat Cemiyeti artık kurulmuştu ve bu iki sporcu bu derneğin verdiği belgelerle resmen bir Olimpiyat Oyunları'na ilk kez katılıyorlardı. Bu sporcularımız Vahram Papazyan ve Mırgırdıç Mıgıryan Efendiler idi.
Bebek'te oturan bir gazete bayiinin oğlu olan Vahram, her sabah alacakaranlıkta Bebek'ten koşarak Babıali'ye gelir, oradan aldığı gazeteleri yine koşarak Bebek'e getirip babasının dükkanına bıraktıktan sonra oradan okul çantasını kaptığı gibi Bebek sırtlarındaki Robert Kolej'e koşardı.

Selim Sırrı Bey'in o tarihlerde yayınlanan "İkdam" ve "Sabah" gazetelerinde Olimpiyat Oyunları'na katılmak isteyen amatör sporcu gençleri belge almaya çağıran ilanlarını büyük heyecanla okuyan Vahram Papazyan, koşmak konusundaki deneyimine güvenip büyük bir cesaretle başvuruda bulunmuştu. Ancak Selim Sırrı Bey'den aldığı cevap hiç de umduğu gibi çıkmamıştı. Olimpiyata katılacak sporcuların Stockholm’e kendi paralarıyla gidip gelmeleri gerekiyordu. Buna rağmen Vahram Papazyan önce gerekli belgeyi Osmanlı Olimpiyat Cemiyeti'nden almış, sonra da yol parasını bulmanın çarelerini araştırmaya başlamıştı. Vahram Papazyan, İstanbul'un çeşitli köşelerinde şubeleri bulunan Ermeni Ardavast kulübünün üyesiydi. İlk başvurduğu yer de bu kulüp olmuştu.

Kulüp yöneticileri bu işe çok sıcak bakmışlar ve onun Stockholm’e gidip gelmesini sağlayacak parayı bulmanın yollarını aramışlardı. Bunun için de Arnavutköy'deki Rum Tiyatrosu'nda bir gece düzenlemişlerdi. Saray Mensupları ve hatta saraylı hanımların da hazır bulundukları bu gösteride Türkçe olarak oynanan "Fedakar Gemici" piyesinde bizzat Vahram da rol almıştı. Ve bu geceden sağlanan parayla Vahram Papazyan'a Stockholm için gidiş-geliş bileti alınmıştı.
Vahram Papazyan kendisini Stokholm'e götürüp getirecek parayı temine çalışırken bir başka Ermeni genci de Selim Sırrı Bey'e başvurmuştu. O da atletizm yarışmalarına katılmak istiyordu. Adı, Mıgırdıç Mıgıryan'dı Gerekli belgeyi almıştı o da. Ancak Mıgıryan Efendi varlıklı bir ailenin çocuğu olduğundan yol parasını bulmak onun için problem olmamıştı. Bunu ailesi sağlamıştı.
Vahram Stokholm'e geldiğinde, Olimpiyat Oyunları'na katılacak ülkelerin caddelere asılmış bayrakları arasında Türk bayrağının bulunmadığını görünce derhal elçiliğimize koşup Büyükelçi Ahmet Bey'e durumu büyük bir üzüntü içinde anlatmış; Türk bayrağı Stockholm caddelerine ve Olimpiyat stadına çekilmediği taktirde yarışmalara katılmayacağını bildirmişti. Büyükelçi Ahmet Bey derhal ilgili makamlara başvurarak Türk bayrağının caddelere ve stadyuma çekilmesini istemişti. Bu girişimler sürerken, Büyükelçimizin eşi de Vahram'a kolej arkadaşlarından Kerim(Kanok) Efendi'nin hediye ettiği düz kırmızı atlet fanilasının üzerine kendi eliyle beyaz bir Ay-Yıldız işlemişti.

Bayraklarımız direklere çekilmiş ve Vahram Papazyan göğsü Ay-Yıldız'lı formasıyla 1500 metre yarışına katılmıştı. Startın verilmesiyle müthiş bir tempo içinde yarışa giren Vahram
Seyircilerin büyük sevgi gösterileri arasında gittikçe artan bir tempo ile son düzlüğe kadar farklı bir biçimde önde götürmüştü. Büyükelçi Ahmet Bey de kordiplomatik locasından fırlayıp pistin kenarına kadar gelerek onu yüreklendiriyordu. Vahram varışa 20-25 metre kala heyecandan gözlerinin kararıp başının döndüğünü hissetmiş ve kendini kaybederek piste yığılıp bayılmıştı. Birinci olması beklenen Türk atleti ne çare ki dereceye bile girememişti.
(9 Haziran 1912).

Mıgıryan Efendi ise daha fazla yarışmada Türkiye'yi temsil etmişti. 12 Haziran günü yapılan Disk atma yarışmasında 17 ülkeye mensup 40 atlet arasında 32 metre 98 santimlik derecesiyle 34'üncü olurken 2 Rus, 2 İsveçli, 1 Fransız ve 1 Bohemyalı rakibini gerisinde bırakmıştı. Gülle atma yarışmasında ise 22 rakip arasında 10 metre 63 santimlik derecesiyle 19'uncu sırayı alırken o zamanlar yapılan sağ ve sol elle gülle atma yarışmalarında ise 10.85 metre+8.93 metre = 19 metre 78 santimlik derecesiyle, serisinde yedinci olmuştu. Mıgıryan aynı zamanda Dekatlon yarışmasına da katılmış ve 1912 Stockholm Olimpiyatı'nın efsane atleti Kızılderili Jim Thorpe ile yarışmak onuruna erişmişti. 100 metreyi 13.3'de tamamlayan Mıgıryan gülle atmada 11,05 metreyi bulmuş, uzun atlamada 5,43 metrelik dereceye çıkarmıştı. Böylece 479,75 puan toplayan Mıgıryan uzun atlama yarışması sırasında bileğinden sakatlanarak Dekatlon yarışmasından çekilmek zorunda kalmıştı.

Vahram Papazyan ve Mıgırdıç Mıgıryan'ın 1912 Stockholm Olimpiyatı serüvenleri böylece son bulmuştu. Ancak bu iki atlet katıldıkları yarışmalarda elde ettikleri derecelerden çok daha önemli, çok daha büyük bir şerefe erişmişlerdi: Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından resmen Olimpiyat Oyunları'na yollanan ilk Türk atletleri olmak şerefiydi bu....
Vahram Papazyan, 1954 yılında Amerika 'dan yolladığı mektubunda 1912 Stockholm anılarını yukarıda anlattığımız şekilde naklediyordu. Uzun yıllar Amerika'da yaşayan Papazyan orada hayata gözlerini yumdu. Mıgıryan Efendi'den ise bütün araştırmalarımıza rağmen fazlaca bir bilgi edinmek mümkün olamadı.



1920 Anvers

Türk Olimpizminin "acı" Olimpiyatı

Dünya gençliği, 1912'de Stockholm’den ayrılırken, 1916 yılında Berlin de tekrar buluşmayı umuyordu. Vedalar, "Dört yıl sonra Berlin'de buluşmak üzere..." şeklindeydi hep. Ancak beşinci olimpiyatın üzerinden iki yıl geçmemişti ki, ufacık bir bahane, bütün dünyayı kana bulamaya kafi geldi. Altıncı olimpiyata hazırlanan dünya gençliği silahlara sarılıp cephelere koştu, spor alanlarının soylu mücadelesi yerine savaş alanlarında ölüm-kalım mücadelesine tutuştu.

1914'te patlayan ve pek kısa bir zaman içinde dünyayı saran ilk Dünya Savaşı tam dört yıl sürdü ve 1918 yılında sona erdi. Böylece 1916 Berlin Olimpiyat Oyunları da arada kaynayıp gitti. Bu, Olimpiyat tarihinin savaşlar nedeniyle yapılamayan ilk olimpiyatı idi...

Dünya gençliği savaştan iki yıl sonra, 1920'de Belçika'nın Anvers kentinde yeni bir Olimpiyat için tekrar bir araya gelmişlerdi. Ancak aralarında Türkiye yoktu maalesef. Almanya ve Avusturya ile birlikte Türkiye de "Dünya Savaşı'nı çıkaran ülkelerden biri olarak" Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından cezalandırılmıştı.

Olimpiyat Oyunları'nın 100 yıllık tarihinde bir de böyle hazin bir olay yaşamıştı Türk sporu.
__________________



O zaman bende sana Do Not Disturb Diyorum


Her Bitiş Yeni Bir Başlangıçtır...

Youtube'ye Giremeyenler Burayı İncelesin
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2008, 18:59   #3 (permalink)
Unuтмaк HaчaL
FeeLTheFeaR - ait Avatar
Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Jul 2008
Nerden: İzmir/İzmiT
Mesajlar: 1.863
Takım: Fenerbahçe
Eğitim: Üniversite
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:13
Ettiği Teşekkür: 76
Aldığı Teşekkür 40
Xsir Gücü: 7
Xsir Puanı: 55
Xsir Grafiği: FeeLTheFeaR will become famous soon enough
Tanımlı Ce: 1906 - 2004 Olimpiyatları Kısa Tarihçe ve Bilgiler





1924 Paris

Türkiye Cumhuriyeti ve Olimpiyatlar
Henüz 1 yaşını doldurmamış genç Türkiye Cumhuriyeti, Paris'te yapılacak 1924 Olimpiyat Oyunları'na kalabalık bir sporcu grubuyla katılmayı kararlaştırmıştı. Ay-Yıldızımız Paris'te atletizm, bisiklet, eskrim, futbol, güreş ve halter dallarında temsil edilecekti. Sporcularımızı dünyanın bu en büyük spor şölenine yakışacak şekilde hazırlayabilmek için Amerika'dan atletizm antrenörü, İngiltere'den futbol ve Macaristan'dan da güreş hocaları getirtilmişti. Peş peşe savaşlardan yeni çıkmış, ülkesini işgalcilerden Kurtuluş Savaşı vererek temizlemiş yıkılmış Osmanlı Devleti'nin enkazı üzerine Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve Cumhurbaşkanı Atatürk gibi bir dahi Olimpiyat anlamını elbette ki en iyi şekilde kavrar ve buna gereken önem ve değeri verirdi. Nitekim de öyle olmuştu. 16 Ocak 1924 günü (ki, Cumhuriyetin ilanından 2,5 ay sonraya rastlanmaktadır) Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında toplanan Heyet-i Vekile (Bakanlar Kurulu) bu konuda önemli kararlar almıştı. Önce 170 sayılı kararla günün spor örgütü olan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı kamu yararına hizmet eden dernek kabul edilmiş sonra da 171 sayılı şu tarihi karar alınmıştı.

"1924 Mayısında Paris'te küşadı mukarrer (açılması karalaştırılan) Olimpiyat müsabakalarına Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı da davet olunmuştur. Bu müsabakalara iştirak etmekte Türkiye için menafi(yaralar) vardır. Memleketimizde sporculuğun terakki ve taammüm etmesi (gelişip yayılması)her halde bu gibi beynelmilel müsabakalara iştirake mütevaffıktır (katılmaya yöneliktir.)
Binaenaleyh Türk gençlerini beynelmilel müsabakalara iştirak ettirebilecek surette talim ve izhar etmek üzere icap eden mütehassısların Avrupa'dan celbi ve mezkur Olimpiyat müsabakalarına Türk idmancılarının da iştiraki esbabının (sebeplerinin) temini için müstacelen (tezelden) on yedi bin liranın mesarif-i gayri melhuze tertibinden Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı Merkez-i Umumisine verilmesi takarrür etmiştir."
Bu tarihi kararın altında Başvekil ve Hariciye Vekili İsmet (İnönü), Müdafaa-i Milliye Vekili Kazım (Özalp), Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekili Refik (Saydam), Maliye Vekili Abdülhalik (Renda), Dahiliye Vekili Ferit bey, Şer'iye Vekili M. Fevzi, Nafia Vekili Hasan Hüsnü, Adliye Vekili Seyyid, Mübadele ve İmar İskan Vekili Mustafa Necati, Maarif Vekili İsmail Safa ve Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal imzaları yer alıyordu. Devletin içinde bulunduğu büyük ekonomik sıkıntıya rağmen hükümet daha sonra Türk sporcularının Paris Olimpiyat Oyunları'na katılabilmeleri için bütçeye ayrıca 50 bin lira daha koymuştu. Bir altının 10 lira olduğu bir dönemde yapılan bir yardımdı bu....
Fransızlar mevsim ve iklim şartlarını göz önünde tutarak 1924 Paris Olimpiyat Oyunları'nı çok uzun süreli bir programla düzenlemişlerdi. Paris Olimpiyatı 4 Mayıs'tan 27 Temmuz'a kadar ; dört aya yakın bir süre devam etmişti. Türk kafilesi programlara göre ayarlanan şekilde gruplar halinde Paris'e
Gitmiş ve orada yapılan yarışmalara katılmıştı.
Bu seyahatin ilginç anıları olmuştu spor tarihimizde. Örneğin; Olimpiyat köyünde oyunlara katılacak futbolcular kendi aralarında iddialı yarışmalar düzenlemişlerdi.
Bu müsabakalarda futbolcumuz Kelle İbrahim, milli takımımızın İskoçyalı antrenörü Billy Hunter ile karşılıklı olarak topu yere düşürmeden tam 500 kafa pası yapmışlar ve yine Kelle İbrahim topu yere düşürmeden başı üzerinde 165 kez sektirmekle rekor kırmıştı. Onun bu başarıları karşısında Uruguaylı futbolcular kendilerine "kafa vuruşu"öğretmesi için Kelle İbrahim'den ricacı olmuşlar o da bu ricalarını kırmamıştı. Unutmamak gerekir ki; Uruguay takımı 1924 Paris Olimpiyatı'nda futbol şampiyonu olmuştu. Oysa biz futbolcularımız hemen yanlarındaki barakalarda kalan Uruguay takımının ufak tefek futbolcularını gözlerine öyle kestirmişlerdi ki bu takımla eşlenmediklerine çok üzülmüşlerdi....
Milli futbol takımımız Fransa'ya 8 Nisan 1924 günü Galata rıhtımından kalkan bir şileple gitmişti. Şilepte kafileyi oluşturan kişilerin sayısından daha az sayıda yatak bulunduğundan kamaralara yer yatakları ilave edilmişti. Kafile Başkanı Burhan Felek, Futbol Federasyonu Başkanı Yusuf Ziya (Öniş) ve mutemet Otomobil Nuri beyler, futbolcuların bütün ısrarlarına rağmen "Maçı oynayacak olan sizlersiniz iyi dinlenmeniz lazımdır!" diyerek Galata'dan Marsilya'ya kadar süren 10 günlük yolculukta yer yataklarında yatmışlardı.
Daha sonra giden kafilelerimiz de hayli güç şartlar altında Paris'e ulaşabilmişlerdi.

1924 Paris Olimpiyatları'na giden Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Olimpiyat Kafilesinde şu isimler bulunuyordu :
Ali Sami YEN (Kafile Başkanı)
Burhan FELEK (Kafile Başkan Yardımcısı)
Nasuhi Esat BAYDAR (Yönetici)
Otomobil NURİ (Mutemet)
Yusuf Ziya ÖNİŞ (Futbol Federasyonu Başkanı)
Ahmet Fetgeri AŞENİ (Güreş Federasyonu Başkanı)
M.MENEMENOĞLU (Bisiklet Federasyonu Başkanı)
Hamdi Emin ÇAP (Futbol Hakemi)
Mr. TOBİN (Atletizm Antrenörü)
Billy HUNTER (Futbol Antrenörü)
Raol PETER (Güreş Antrenörü)
Selim Sırrı TARCAN (C.I.O.Temsilcimiz)

Sporcular
Atletizm
Ömer Besim KOŞALAY (800 ve 1500 metre yarışlarına katıldı,
ilk turdaki seçmelerde elendi.)
Rauf HASAĞASI (100 metre ve 4x100 metre bayrak yarışlarına
katıldı, ilk turda elendi.)
Şekip ENGİNERİ (100 metre ve 4x100 metre bayrak yarışlarına
katıldı, ilk turda elendi.)
Hüseyin TARIK (4x100 metre bayrak yarışına katıldı. İlk turda
Elenen ekibimizde yer aldı.)
Ünvan TAYFUROĞLU (Yarışmalara katılmadı.)
Ekrem GÜÇLÜER (Yarışmalara katılmadı.)
Said ODYAK (4x100 metre bayrak yarışına katıldı,
İlk turda elenen ekibimizde yer aldı.)
Süleyman KUĞU (Yarışmalara katılmadı.)
Mahzar Nazım RESMOR (Yarışmalara katılmadı.)
Lütfi PADOK (Yarışmalara katılmadı.)



1928 Amsterdam

Olimpiyat Kütüğünde İlk Türkler...
Amsterdam'da yapılan 1928 Olimpiyat Oyunları Türk sporu ve Türk Olimpiyat tarihi bakımından büyük önem ve değer taşır. Henüz beş yaşını bile doldurmamış bulunan Türkiye Cumhuriyeti'nin sporcuları, Amsterdam da güçlü rakipler arasında gerçekten başarılı sınavlar verdiler. Beş Türk sporcusunun katıldıkları yarışmalarda bir dördüncülük, bir altıncılık, iki yedincilik ve bir sekizincilik alarak adlarını Olimpiyat Şeref kütüğüne yazdırmaları önemli bir olaydı muhakkak ki...
Türkiye Cumhuriyeti, 1928 Amsterdam'da atletizm, bisiklet, eskrim, futbol, güreş ve halter dallarında temsil edildi. En parlak başarımızı 67 kilo güreşçimiz Tayyar Yalaz elde etti. Yaptığı beş müsabakanın dördünü kazanan güreşçimiz, aldığı bir yenilgi ile dördüncü oldu.
Saim Arıkan'ın güreş minderlerinde elde ettiği altıncılığa, Nuri Boytorun ile Mehmet Çoban iki yedincilik eklediler. Halterde ise, Güleci Cemal (Erçman), aldığı sekizincilik ile Olimpiyat Şeref Kütüğü'ne adı yazılan beşinci Türk sporcusu oldu.
Türk sporcuları 1928 Amsterdam'da Kurtuluş Savaşımızdan beş yıl sonra ilk kez Yunanlı sporcularla güreş minderi ve eskrim podyumunda karşı karşıya geldiler. Güreşte Tayyar Yalaz, eskrimde de Muhiddin Okyavuz, Yunanlı rakiplerini su götürmez yenilgilere uğrattılar. Bu iki Türk sporcunu Türk Ordusunun iki yiğit subayı olmaları kazandıkları bu galibiyetleri milletin gözünde ve gönlünde çok daha büyük ölçüde değerliydi.
Futbolcularımızın Mısır karşısında aldıkları 7-1 yenilgi ise, 1928 Amsterdam'da aldığımız en acı sonuç oldu. Milli Futbol Takımımız'ın Olimpiyat öncesinde hazırlık amacıyla iki ayrı kafile halinde Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde üst üste maçlar yapmaları, yalnız futbolcuları yormakla kalmamış, birlikte antrenman ve hazırlık maçı yapamamak da takım uyumunu önemli ölçüde etkilemişti. Bu da takımımızın Mısır karşısında uğradığı ağır yenilginin en önemli nedeni olarak gösterilmişti.
Olimpiyat Köyü'nde yapılan antrenmanlar sırasında çeşitli ülkelerin en seçkin futbolcuları dünyaca ünlü İspanyol kaleci Ricardo Zamora'ya attıkları şutlarla şanslarını denerlerken ve ünlü kaleci kalesine gönderilen bütün şutlarda toplara geçit vermezken, arkadaşlarının ısrarlarıyla ortaya çıkan ünlü futbol yıldızımız, Bomba Bekir'in attığı üç şuttan da golle sonuçlanması karşısında Zamora'nın bir daha onun önüne top atmaması 1928 Amsterdam'ın en ilginç anılarından biri olmuştu. 800 metre seçmelerinde atletimiz Ömer Besim Koşalay, İngiliz atlet Lowe ile koşarken ünlü atlet, sporcumuzun ayağına basmıştı. Şampiyon İngiliz atletinin çivili ayakkabıları atletimizin ayaklarında yara açmıştı. Unutulmaz atletimiz Ömer Besim, bu yaraların kabuklarını bir kibrit kutusu içinde ömür boyu saklamıştı. Olimpiyat Şampiyonu Lowe'un çivili ayakkabıları ile açtığı yaraların kabukları Ömer Besim'e bir olimpiyat madalyası kadar onur vermişti.

Türkiye, 1928 Amsterdam Olimpiyat Oyunları'na şu isimlerle katılmıştı:
Burhan FELEK : Kafile Başkanı
Ahmet ŞERAFEDDİN BEY : Yönetici
Adil GİRAY : Yönetici
Fetih Tahsin BAŞARAN : Mutemet
Muvaffak MENEMENCİOĞLU: Futbol Federasyonu Başkanı
Ahmet Fetgeri AŞENİ : Güreş Federasyonu Başkanı
Alex ABRAHAMS : Atletizm Antrenörü
Toth BELLA : Futbol Antrenörü
Raol PETER : Güreş Antrenörü
Selim Sırrı TARCAN : I.O.C. Temsilcisi
Güreş
Burhan CONKER (Greko-Romen 58 kiloda Hollandalı Van Maaren ile Danimarkalı Anderson'a ilk iki maçında Yenilerek elendi.)
Tayyar YALAZ (Gereko -Romen 67 kiloda. Polonyalı Blazka,Yunanlı Pavlidis, Estonyalı Kap'pe hükmen galip geldikten sonra, Çek Vavra'yı yendi. Final turunda Alman Sperling'e, sonra Westerlund'a kaybetti ve sıkletinde 4. olarak adını Şeref Kütüğüne yazdırdı.)

Saim ARIKAN (Greko-Romen 62 kiloda Yugoslav Milovancev ve Portekizli Aranjo'yu yenip, Mısırlı Kemal ve İtalyan Quagly'ya yenilerek sıkletinde altıncı oldu ve adını Şeref Kütüğü'ne yazdırdı.)
Nuri BOYTURAN (Greko-Romen 79 kiloda Danimarkalı Jacobsen'e yenildikten sonra, Alman Simon'ı ve İsviçreli Frey'i sayı ile yendi. Son maçında Belçikalı Saenen'e yenilerek 7. oldu ve adını Şeref Kütüğüne Yazdırdı.)
Mehmet ÇOBAN (Ağır sıklette Arjantinli Bricla ve Danimarkalı Larsen'i yendi, Finli Nyström ile Alman Gehring'e Yenilerek sıkletinde 7. oldu ve adını Şeref Kütüğü'ne yazdırdı.)
Şefik Bey (Ağır sıklette Fransız Clody'e ve Mısırlı İbrahim Mustafa'ya yenilerek elendi.)
Atletizm

Mehmet Ali AYBAR (100 metre koşusu 5. seride 5. olarak elendi.4x100 metre bayrak yarışında serisinde 4.olarak elenen ekibimizde yer aldı.)
Semih TÜRKDOĞAN (100 metre koşusu 6. serisinde 3. olarak elendi.4x100 metre bayrak yarışında serisinde 4. olarak elenen ekibimizde yer aldı.)
Şinasi ŞAHİNGİRAY (100 metre koşusu 10. serisinde 3.olarak elendi 4x100 metre bayrak yarışında serisinde 4.olarak elenen ekibimizde yer aldı.)



1932 Los Angeles

1932 yılında yapılacak 10. Modern Olimpiyat Oyunları'nın organizasyonunu Amerika Birleşik Devletleri üstlenmişti. Organize edecek kent ise "Melekler şehri" diye tanınan Los Angeles idi. Türk sporu dört yıl önceki Amsterdam Olimpiyat Oyunları'ndan 1932'ye kadar büyük gelişmeler kaydetmişti. Türk sporcuları bu olimpiyatta bir varlık gösterebilirlerdi. Ancak, son derece masraflıydı. Tamamen özerk bir kuruluş olan Türk sporunu yöneten örgüt Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı da, bu konuda en büyük otorite olan Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi de bu masrafı karşılayabilecek parasal güce sahip değildiler. Henüz 9 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti'nin hükümeti de ülke çapında girişilen büyük yatırımlar nedeniyle bu büyük gideri karşılayamayacaktı. Bütün bu nedenlerle Türkiye sporcularını 1932 Los Angeles Olimpiyat Oyunları'na gönderememişti. Fakat Türkiye'den yine de bir kişi bu Olimpiyat Oyunları2nı izlemek üzere özel olarak Los Angeles'e gitmişti. O günlerin genç spor meraklısı daha sonraki yılların ünlü bir spor adamı olacak Sava Hazencioğlu idi. Hazencioğlu izlediği 1932 Los Angeles Olimpiyat Oyunları'nı "Cumhuriyet" gazetesine yolladığı mektuplarla bildirmişti.



1936 Berlin

Şeref Direklerinde İlk Bayrak ve İlk Madalyalarımız...
1936 Berlin Olimpiyat Oyunları, Türk spor tarihinde ve Türk Olimpizminde bir altın dönemin başlangıcı oldu. Olimpiyat Oyunları tarihinde Türk sporcuları ilk kez Berlin'de Şeref Kürsüsü'ne çıktılar. Türk Marşı ilk kez bu olimpiyatta çalındı. İlk altın madalyamızı 1936 Berlin'de aldık. Ve Türk kızları ilk kez bu olimpiyatta Ay-Yıldızımızı temsil ettiler...
Türkiye, 1936 Berlin'e 60 sporcu, 12 idareci ve 2 antrenör ile 4 hakemden oluşan tam 78 kişilik bir kafile ile katıldı. Kafilemizdeki 60 sporcunun 2'si bayandı: Suat Fetgeri Aşeni ve Halet Çambel hanımlar. Olimpiyat Oyunları tarihinde Şeref Kürsüsü'ne çıkan sporcusu, serbest güreş 78 kiloda Mersinli Ahmet Kireççi oldu. Onun ardından grekoromen 61 kiloda Yaşar Erkan şeref kürsüsünün en üst basamağına çıktı, altın madalyasını aldı ve Olimpiyat Stadyumu'nu dolduran 100 bin kişiye Ay-yıldızlı bayrağımıza selam durdurup İstiklal Marşımızı dinletti. Bu olimpiyatta ayrıca 8 Türk sporcusu da 1 beşincilik, 2 altıncılık, 1 yedincilik ve 3 sekizincilikle adlarını Olimpiyat Şeref Kütüğü’ne yazdırdılar. Bunların arasında binici, bisikletçi ve yelkencilerimiz de bulunuyordu.
Yaşar Erkan'ın kazandığı ilk olimpiyat şampiyonluğumuz bütün yurtta bir bayram sevinci uyandırmıştı. Büyük Atatürk, genç şampiyonumuzu Berlin'e yolladığı şu telgrafla kutluyordu:
"Kendin küçüksün ama memleket için çok büyük bir iş yaptın. Artık adın Türk spor tarihine geçti. Çok yaşa Yaşar."
Büyük Atatürk şampiyon güreşçimize ayrıca iki gümüş vazo armağan etmişti.
1936 Berlin, gerçekten de Türk sporu için unutulmaz bir Olimpiyat olmuştu. Türk sporu bu büyük heyecan ve gururu tam 60 yıl önce yaşamıştı.

İşte bu Olimpiyatta Türkiye şöyle bir kafile ile temsil edildi:
Prof. Süreyya GENÇAY (Kafile Başkanı)
Em.Gnl.Ali Hikmet AZERDEM (Yönetici)
Vildan Aşir SAVAŞIR (Yönetici)
Kemal Halim GÜRGEN (Yönetici)
Nizamettin KIRŞAN (Yönetici)
Yb. Saim ÖNHON (Binicilik Ekip Şefi)
Fuad BALKAN (Eskrim İdarecisi)
Ahmet Fetgeri AŞENİ (Güreş Fd. Başkanı)
Rıza SUERİ (Su Sporları Fd. Başkanı)
Hamdi Emin ÇAP (Futbol Fd. Başkanı)
Cavit CAV (Bisiklet Yöneticisi)
Rupen SEMERCİYAN (Basketbol antrenörü)
Mr. DONNELY (Futbol antrenörü)
Şazi TEZCAN (Futbol hakemi)
Seyfi Cenap BERKSOY (Güreş hakemi)
İsmail Hakkı VEFA (Güreş hakemi)
Sadullah ÇİFTÇİOĞLU (Güreş hakemi)


Sporcular
Güreş
Ahmet ÇAKIRYIDIZ (Serbest güreş 56 kiloda Alman Herbert'e 4'.20" de tuşla yenildi. Japon Tambai'yi 2-1 sayı hesabıyla, İngiliz Gazot'yu 5'.08" de tuşla yendi. Macar Zombori'ye 5'35"te tuşla yenildi, sikletinin 6.sı olarak adını Şeref Kütüğüne yazdırdı.)
Yaşar ERKAN (Serbest güreş 61 kiloda da güreşti. Macar Toth'a 13'.25"te tuşla yenildi. Belçikalı Riske'yi sayı hesabıyla yendi. Finli Kusta Pihlajamaki'ye 2'.40"de tuşla yenilerek sıkletinde 8. oldu. Ve adını Şeref Kütüğüne yazdırdı..)
Sadık SOĞANCI (Serbest Güreş 66 kiloda Amerikalı Strong'a sayı hesabıyla yenildi. İsveçli Melin'i sayı hesabıyla yendi, Finli Hermani Pihlajamaki'ye 5.25'te tuşla yenilerek elendi.)
Hüseyin ERÇETİN (Serbest güreş 72 kiloda Fransız Jurten'e yenildikten sonra İngiliz Fox'u sayı hesabıyla yendi.) Son maçında Amerikalı Lewis'e 5.'59"de tuşla yenilip sıkletinde 7. oldu.)
Mustafa ÇAKMAK (AVCIOĞLU) (Serbest güreş 87 kiloda İngiliz Ward'ı yendi. İsviçreli Datwyler'e 4'40"da tuşla yenilerek elendi.)
Mehmet ÇOBAN (Serbest güreş ağır sıklette Belçikalı Sharlie'yi sayı hesabıyla yendi. Alman Gehring ve Estonyalı Palusalu'ya sayı hesabıyla yenilerek elendi.)
Mersinli Ahmet KİREÇÇİ (Serbest güreş 79 kiloda Alman Schedler'i ve İsviçreli Kreps'i sayı hesabıyla yendi. Amerikalı Voliva'ya sayı hesabıyla yenildi ve sıkletinde Olimpiyat üçüncüsü olarak Türk sporuna ilk Olimpiyat madalyasını kazandıran sporcumuz olma Şerefini kazandı.)
Hüseyin ERKMEN (Greko-Romen 56 kiloda Finli Pertunen ve Çek Hyza'ya sayı hesabıyla yenilerek elendi.)
Yaşar ERKEN (Greko-Romen 61 kiloda Danimarkalı Nielsen'i 12'.00" de, Japon Yoshioka'yı 13'.46'da, İtalyan Bogia'yı 11'50'de tuşla, Letonyalı Kundsinsi'yi de sayı hesabıyla yenerek sıkletinin Şampiyonluğunu kazandı ve Türk sporuna ilk altın Olimpiyat madalyasını getirdi.)
Saim ARIKAN (Greko-Romen 66 kiloda Belçikalı Aseller'i sayı hesabıyla yendi, Romen Borlovan'a ve Estonyalı Valli'ye sayı hesabıyla yenilerek elendi.)
Nuri BOYTORUN (Greko-Romen 72 kiloda Çek Zvonar'a Sayı hesabıyla yenildi. Yunanlı Zakharias'ı sayı Hesabıyla, İsviçreli Rieder'i 10 dakikada tuşla yendi, Finli Virtanen'e tuşla yenilerek sıkletinde beşinci oldu.)
Adnan YURDAER (Greko-Romen 79 kiloda Mısırlı İbrahim'e sayı hesabıyla, İsveçli Johanssen'e tuşla yenilerek elendi.)
Mustafa ÇAKMAK (AVCIOĞLU) (Greko-Romen 87 kiloda Macar Bobis ve Çek Mracek'i sayı hesabıyla yendi. Letonyalı Bietags'a 11 dakika 36 saniyede tuşla yenilerek sıkletinde sekizinci oldu.)
Mehmet ÇOBAN (Güre Greko-Romen Ağır sıklette İtalyan Donetti'yi sayı hesabıyla yendi. Danimarkalı Larden'i tuşla yendi, Finli Nieström'e sayı hesabıyla yenildi, Estonyalı Palusalu'ya sayı hesabıyla yenilerek sıkletinde dördüncü oldu.)
Eskrim
Suat Fetgeri AŞENİ (Çek rakibesini 5-0, Amerikalıyı 5-3 yendi, İsviçreliye 4-5 yenildi.44 rakip arasında ikinci pulde ilk 22 bayan eskrimci arasında yer aldı.)
Halet ÇAMBEL (İlk pulde elendi.)
Enver BALKAN (Ferdi müsabakalarda Avusturyalı, Alman ve İsviçreli rakiplerini yendi,Şilili, Meksikalı, Danimarkalı ve Arjantinli rakiplerine Yenilerek elendi. İlk pulde Yugoslavya ve İsviçre'yi yenip ABD'ye yenilerek yükseldiği İkinci pulde Polonya ve ABD'ye yenilerek elenen kılıç takımımız da yer aldı.)
Orhan ADAŞ (Romen ve Brezilyalı rakiplerini yenip diğerlerine yenilerek ferdi müsabakalarda elendi. İlk pulde Yugoslavya ve İsviçre'yi yenip ABD'ye yenilerek yükseldiği ikinci pulde Polonya ve ABD'ye yenilerek elenen kılıç takımımız da yer aldı.

Cihat TEĞİN (Ferdi müsabakalarda Kanadalıyı yenip diğer rakiplerine yenilerek elendi. İlk pulde Yugoslavya ve İsviçre'yi yenip ABD'ye yenilerek yükseldiği ikinci pulde Polonya ve ABD'ye yenilerek elenen kılıç takımızda yer aldı.)
Halim TOKMAKÇIOĞLU (İlk pulde Yugoslavya ve İsviçre'yi yenip ABD'ye yenilerek yükseldiği ikinci turda Polonya ve ABD'ye yenilerek elenen kılıç takımızda yer aldı.)
Bisiklet
Tacettin ÖZTÜRKMEN (100 km. Yol Mukavemet yarışında dereye giremedi.)
Orhan SUDA (100 km. Yol Mukavemet yarışında dereceye giremedi.)
Kazım BİNGEN (100 km. Yol Mukavemet yarışında dereceye giremedi.)

Kirker CAMBAZ (100 km. Yol Mukavemet yarışında dereceye giremedi.)
Eyüp YILMAZ (100 km Yol Mukavemet yarışında dereceye giremedi.)
Talat TUNÇALP (100 km. Yol Mukavemet yarışında Varış çizgisine 50 metre kala Alman bisikletçi Schaller'den sert bir dirsek darbesi yemesine Rağmen Fransız Charpantier'nin 2 saat 33 dakika İle şampiyon olduğu yarışta sadece 1 saniye farkla 2 saat 33 dakika 06,6 saniye sekizinciliğe düştü.)
Binicilik
Cevat GÜRKAN (Milletler Mükafatı takım yarışmasına ve İhzari yarışmalara katıldı, derece elde edemedi.)
Saim POLATKAN (Milletler Mükafatı takım yarışmasına ve İhzari yarışmalara katıldı, derece elde edemedi.)
Sadettin EROKAY (Milletler Mükafatı takım yarışmasına ve İhzari yarışmalara katıldı, derece elde edemedi.)
Cevat KULA (Milletler Mükafatı yarışmasında "Çapkın" isimli atıyla altıncı oldu. Milletler Mükafatı Takım yarışmasında derece elde edemedi.)
Yelken
Dr. Demir TURGUT (Olimpik Yola sınıfında 25 yarışmacı arasında 63 puanla 20. oldu.)
Behzat BAYDAR (Star sınıfında, takım arkadaşı Harun Ülman ile birlikte "Marmara" adlı tekneleriyle 38 puanla sekizinci oldu.)
Harun ÜLMAN (Star sınıfında, takım arkadaşı Behzat Baydar ile birlikte "Marmara" adlı tekneleriyle 38 puanla sekizinci oldu.)
Şeref BİRGEN (Yedek eleman olarak bekledi, yarışmalara katılmadı.)
Basketbol Milli Takımımız, Olimpiyat Oyunları resmi programında basketbol sporunun yer aldığı bu ilk Olimpiyatta Şili'ye 16-30, Mısır'a 23-33 yenilerek elendi. Takım kadrosu:
Naili MORAN
Jak HABİB
Sadri USLUOĞLU
Kamil OCAK .
Şeref ALEMDAR
Hayri ARSEBÜK
Nihat ERTUĞ
Dionis SAKALAK
Hazdayi PENSO

Futbol Milli Takımımız ilk maçında Norveç'e 4-0 yenilerek elendi. Takım kadrosu:
Cihat ARMAN
Lütfü AKSOY
Yaşar ALPASLAN
Hüsnü SAVMAN
M.Reşat NAYİR
Niyazi SEL
Said ALTINORDU
Rebii ERKAL
Fikret ARICAN
Milli Futbol Takımımız'ın ilk yedek elemanları

Avni KURGAN
Faruk BARLAS
Hakkı YETEN
Adil BUMİN
Necdet CİCİ
Hakkı ALAÇ
Gündüz KILIÇ
Şeref GÖRKEY
Fuad GÖZTEPE
__________________



O zaman bende sana Do Not Disturb Diyorum


Her Bitiş Yeni Bir Başlangıçtır...

Youtube'ye Giremeyenler Burayı İncelesin
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2008, 19:00   #4 (permalink)
Unuтмaк HaчaL
FeeLTheFeaR - ait Avatar
Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Jul 2008
Nerden: İzmir/İzmiT
Mesajlar: 1.863
Takım: Fenerbahçe
Eğitim: Üniversite
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:13
Ettiği Teşekkür: 76
Aldığı Teşekkür 40
Xsir Gücü: 7
Xsir Puanı: 55
Xsir Grafiği: FeeLTheFeaR will become famous soon enough
Tanımlı Ce: 1906 - 2004 Olimpiyatları Kısa Tarihçe ve Bilgiler





1948 Londra

Dillere Destan Olmuş Bir Olimpiyat
İkinci Dünya Savaşı sonrasının ilk olimpiyatı 1948 yılında Londra’da yapılıyordu. Savaş yıllarında uğradığı sürekli ağır bombardımanların meydana getirdiği çöküşün ve yıkımın izlerini taşıyan İngiltere'nin başkenti Londra'da, 59 ülkeden gelen 4099 sporcu toplanmıştı.
Bunların arasında 67 de Türk sporcu bulunuyordu.Atlet,Binici, Bisikletçi, Eskrimci, Futbolcu ve Güreşçileriyle 67 Türk sporcusu. Onlarla beraber yönetici, antrenör, masör ve hakemlerle Türk kafilesi 83 kişiye ulaşıyordu ki Olimpiyat Oyunları tarihimizde bir rekor sayı idi.
1948 Londra, Türk Olimpizmi'nde önemli bir doruk noktasıdır. Aradan geçen upuzun yıllara rağmen, o günleri göremeyenlerin, yaşamayanların bile belleklerinde görkemli bir yer edinmiştir 1948 Londra Olimpiyatı.
Bu olimpiyatta Londra'nın ünlü Wembley Stadı'nda yapılan madalya törenlerinde 100 bin seyirci 6 kez Milli Marşımızı dinlemiş, şeref kürsüsüne çıkan 12 Türk sporcusunu alkışlamıştı.
Güreş müsabakalarının yapıldığı Empress Hall'da Türk güreşçileri destanlar yazmışlardı. Minderlerde bir Türk kasırgası esmişti olanca şiddetiyle."Bir Türk'ten kuvvetli ancak iki Türk vardır" sözü o günlerde bir atasözü olarak dillerde dolaşmıştı Londra'da. Sarışın İngiliz kızları kara saçlı Türk Pehlivanlarını görmek için Uxbridge'deki Olimpiyat Köyü'nü öylesine doldurmuşlar ve güreşçilerimize öylesine ilgi göstermişlerdi ki, antrenör Nuri (Boytorun) Hoca güreşçilerini İngiliz kızlarının ellerinden kurtarmak için elinde sopayla dolaşır olmuştu.
Olimpiyat Oyunları'nın ana sporu olan atletizmde ilk kez bir Türk atleti (Ruhi Sarıalp) şeref kürsüsüne çıkmıştı. Yine atletizm Yarışmalarında ilk kez bir Türk kızının çivili ayakkabıları Olimpiyat kulvarlarında iz bırakmıştı. Empress Hall'de yapılan güreş müsabakaları sırasında, Türk güreşçilerin her galibiyetinden sonra tribünlerden yükselen "Dağ başını duman almış" marşını İngiliz seyirciler bile öğrenip söylemeye başlamışlardı ki, bu da ayrı bir güzel anısıydı 1948 Londra'nın. Olimpiyat Köyü'nde bütün yabancı sporcuları "Hello ! diye selamladığı için adı "Mr. Hello" ya çıkan sevimli ağırsiklet güreşçimiz Mersinli Ahmet'in usturayla tıraşlı kafası bütün ülkelerin sporcuları için bir "uğur"olmuştu..
Yarışmaya giden her sporcu bu sevimli Türk güreşçisinin çıplak başına bir öpücük kondurmayı kendine uğur saymıştı. Mersinli Ahmet'in final güreşi bu nedenle büyük bir yabancı sporcu kalabalığı tarafından izlenmiş ve şampiyonluğu kazanan Türk pehlivanına onlar da büyük sevgi gösterilerinde bulunmuşlardı. Bunlar 1948 Londra'nın unutulmaz anılarıydı
Olimpiyat Oyunları tarihimizde.

Türkiye, bu olimpiyata şu ekiple katılmıştı:
Vildan Aşir SAVAŞIR (Kafile Başkanı)
Vahyi OKTAY (İdareci)
Nuri TUNA (Mutemet)
Vehbi EMRE (Güreş Federasyonu Başkanı)
Semih TÜRDOĞAN (Atletizm Federasyonu Asbaşkanı)
Ulvi Ziya YENAL (Futbol Federasyonu Genel Sekreteri)
Hakkı BEKNSİR (Bisiklet Federasyonu Başkanı)
Gnl. Cevat BİLGİŞİN (Binicilik Ekip Şefi)
Dr. Rasim ADASAL (Doktor)
Nuri BOYTORUN (Güreş Antrenörü)
Reşat ERTE (Masör)
Mehmet AKSOY (Ahçı)
Servet ZENGİN (Ahçı yamağı)
Sadullah ÇİFTÇİOĞLU (Güreş hakemi)
Kamil YALMAN (Güreş hakemi)
Naili MORAN (Basketbol hakemi)
Burhan FELEK (T.M.O.K. temsilcisi)
Suat ERLER (T.M.O.K. temsilcisi)

Sporcular
Atletizm
Raşit ÖZTAŞ (100 metre koşusu 9. seride 5. olarak, 200 metre
koşusu 9. seride 23.0 ile 3. olarak elendi, 4x100 metre
bayrak yarışında 1. seride diskalifiye olarak elenen
ekibimizde koştu.)
Kemal AKSUR (100 metre koşusu 12. seride 5. olarak 200 metre
koşusu 7. seride 4. olarak elendi. 4x100 metre bayrak
yarışında 1. seride diskalifiye olarak elenen ekibimizde
koştu.)
Kemal HOROLU (400 metre koşusunda 10. seride 51.5 ile 4.olarak,
400 metre engelli koşu 3. serisinde 55.1 ile 3. olarak
elendi. 4x400 metre bayrak yarışında 2. seride 3.35.0 ile
5. olarak elenen ekibimizde yer aldı.)
Doğan ACARBAY (400 metre koşusunda 9. seride 53.0 ile 5.olarak
elendi. 4x100 metre bayrak yarışında 2.seride 3.35.0 ile
5. olarak elenen ekibimizde yer aldı.)
Cahit ÖNEL ( 800 metre koşusunda 2. seride ve 1500 metre
koşusu 1. serisinde yarıştı ve elendi. 3000 metre steeple
koşusu 3. seride 9.28.4 ile 5. olarak elendi.)
Seydi DİNÇTÜRK (800 metre koşusu 4. seride yarışarak elendi.
4x400 metre bayrak yarışında 2. seride 3.35.0 ile 5.
olarak elenen ekibimizde yer aldı.)
Rıza Maksut İŞMAN (800 metre koşusu 5. seride 2.01.1 ile 6. olarak,
1500 metre koşusu 3. seride yarışarak elendi.
4x400 metre bayrak yarışında 2. seride 3.35.0 ile 5.
olarak elenen ekibimizde yer aldı.)
Erdal BARKAY (110 metre engelli koşusu 1. seride 5. olarak elendi.
4 x 100 metre bayrak yarışında 1. seride diskalifiye olarak
elenen ekibimizde koştu.)
Halil ZIRAMAN (Cirit atmada 64 metrelik barajı aşamadığından elendi.)
Ruhi SARIALP (Üç adım atlamada 15 metre 02,5 santimlik derecesiyle
üçüncü olarak şeref kürsüsüne çıktı ve bronz madalyasını
alırken Türk bayrağını Şeref direğine çektiren ilk Türk atleti
oldu. Ayrıca 4 x 100 metre bayrak yarışında 1. seride
diskalifiye olarak elenen ekibimizde koştu.)
Şevki KORU (Maratonda 41 yarışmacı arasında 2 saat 51 dakika
7 saniyelik derecesiyle 20. oldu.)
Mustafa ÖZCAN (5000 metre koşusunu bitiremedi. 3000 metre koşusunda
yarışarak elendi.)
Üner TEOMAN (100 metre yarışı 7. seride 4. olarak elendi.)
NOT: Bazı yarışlarda kronometre sadece ilk üç dereceye tutulmuştur.
Güreş
Halil BALAMİR (Serbest güreş 52 kiloda Finli Vitala'ya sayı
hesabıyla yenildi. Fransız Baudric'i sayı hesabıyla, İsviçreli
Johansson'u 13'27" de tuşla, İranlı Raissi'yi de sayı
hesabıyla yenerek ikinciliği kazandı.)
Nasuh AKAR (Serbest güreş 57 kiloda Kanadalı May'ı 2'57"
de tuşla, İsviçreli Wenger'i sayı hesabıyla, İsviçreli
Persson'u sayı hesabıyla, Belçikalı Trimpont'u 11'19"da
tuşla, Fransız Kouyos'u 13'54" de tuşla, Amerikalı
Leeman'ı 8'52" de tuşla yenerek Olimpiyat şampiyonu
olurken "Terrible Turc (Korkunç Türk) " namıyla tanındı.)
Gazenfer BİLGE ( Serbest güreş 62 kiloda İranlı Sadian'ı 9'13" te,
Macar Toth'u 4'01" de, Fransız Jouaville'i 2'49" da,
Amerikalı Moore'u 14'28"de, Finli Hietala'yı 11'10" da
tuşla yendi Bye çekti. İsveçli Sjolin'i sayı hesabıyla
yenerek Olimpiyat Şampiyonu oldu.)
Celal ATİK (Serbest güreş 67 kiloda Amerikalı Koll'ü 7'42"
de, Hindli Singh'i 5'08" de, Güney Afrikalı Reis'i 4'20"
de tuşla, Finli Leppanen'i sayı hesabıyla, İtalyan Nizzola'yı
5'15" de İsveçli Frandfors'u 4'03" te tuşla yenerek
Olimpiyat Şampiyonu oldu.)
Yaşar DOĞU (Serbest güreş 73 kiloda Hindli Bhangava'yı
2'58" de, İranlı Zandi'yi 4'05" te, Mısırlı Mustafa'yı
7'39" da, Macar Sovari'yi 7'04" te tuşla Bye çekti.
Amerikalı Merrill'i sayı hesabıyla ve Avustralyalı
Gerrard'ı 6'45" de tuşla yenerek Olimpiyat Şampiyonu
oldu.)
Adil CANDEMİR (Serbest güreş 79 kiloda Avusturyalı Athur'u
7'26" da tuşla, Kanadalı Vachon'u sayı hesabıyla, İngiliz
Bowey'i 11’57" de tuşla yendi. Amerikalı Brand'a 13'24" te
tuşla yenilerek Olimpiyat İkincisi oldu.)
Muharrem CANDAŞ (Serbest güreş 87 kiloda Belçikalı Istaz'ı Finli
Mellavuo'yu sayı hesabıyla yendi. Bye çekti. İsviçreli
Stoecki'ye Amerikalı Wittenberg'e sayı hesabıyla yenilerek
sikletinde dördüncü oldu.)
Sadık ESEN (Serbest güreş Ağır siklette İsveçli Antonsson'a
sayı hesabıyla yenildi. İsviçreli Lardon'u sayı hesabıyla
yendi, Bye çekti. Avustralyalı Armstrong'a 12'30" da tuşla
yenilerek dördüncü oldu.)
Kenan OLCAY (Greko-Romen 52 kiloda Norveçli Clausen'i
sayı hesabıyla, Danimarkalı Thomson'u sayı hesabıyla,
Mısırlı Abdel'i 4'45" te tuşla yendikten sonra Macar
Szilagyi'ye sayı hesabıyla yenildi ve sikletinde ikinci oldu.)
Halil KAYA (Greko-Romen 57 kiloda Fransız Arenzana'yı
12'01"de tuşla, Yunanlı Bris'i 13'55"de tuşla yendi,
Macar Bringer'e sayı hesabıyla yenildi. Bye çekti.
Mısırlı Ali'ye sayı hesabıyla yenilerek üçüncü oldu.)
Mehmet OKTAV (Güreşçi. Greko-Romen 62 kiloda ilk turda bye olarak
geçti. Finli Talosela'yı sayı hesabıyla ,İsveçli Anderberg'i
2'48" de tuşla, Mısırlı Kandil ile Avusturyalı Weidner'i
sayı hesabıyla yenerek Olimpiyat şampiyonluğunu kazandı.)
Ahmet ŞENOL (Greko-Romen 67 kiloda Fransız Falaux'yu sayı
hesabıyla, İngiliz Myland'ı 2'21"de tuşla yendi.
Lübnanlı Damage'ye sayı hesabıyla yenildi. İsveçli Freij'e
2'14" te tuşla yenilerek sıkletinde altıncı oldu.)
Ali ÖZDEMİR (Greko-Romen 73 kiloda ilk maçta Finli Mannikko'ya
sayı hesabıyla yenilirken sakatlandığından müsabakalara devam
edemedi.)
Muhlis M. TAYFUR (Greko-Romen 79 kiloda Hollandalı Groot'u sayı
hesabıyla yendi, Arjantinli Bolzi'yi 2'44" tuşla yendi.
Avusturyalı Vogel'i 0'52" de tuşla yendikten sonra Finli
Kinnunen'a sayı hesabıyla yenildi. Bye çekti. İsveçli
Groemberg'e sayı hesabıyla yenilerek ikinci oldu.)
Mustafa ÇAKMAK (Greko-Romen 87 kiloda Arjantinli Ramirez'i
sayı hesabıyla yendikten sonra İsveçli K.Nilsson'a sayı
hesabıyla İngiliz Richmond'a da 6'26" tuşla yenilerek elendi.)
Mersinli Ahmet KİREÇÇİ (Greko-Romen Ağır siklette İsviçreli Jnderbitzin'i 13'51" de tuşla, İsveçli Nilsson'u 15'48"de tuşla, Finli
Kangasniem'de sayı hesabıyla yendi. Bye çekti. İtalyan
Fantoni'yi sayı hesabıyla yendi. Sıkletinin Olimpiyat
Şampiyonu oldu. Böylece 1936 Berlin'de bronz madalya
kazanmış olan Mersinli Ahmet Türk Olimpiyat tarihinde
iki Olimpiyatta madalya kazanan ilk sporcu olmak şerefine
ulaştı.)
Bisiklet
Ali ÇETİNER (195 kilometrelik yol mukavemet yarışında lastiğinin
patlamasıyla saf dışı kaldı.)
Enver OSMALI (195 kilometrelik yol yarışında bisikletinin zinciri
koptuğunda saf dışı kaldı.)
Orhan SUDA (195 kilometrelik yol mukavemet yarışında bisikletinin
iki lastiği birden patladığından saf dışı kaldı.)
Talat TUNÇALP (Bisikletçi. 195 kilometrelik mukavemet yarışmasında Arjantinli
bisikletçinin virajda kayıp çarpmasıyla bisikletinin ön tekerleği
parçalandığı için yarış dışı kaldı.)
Eskrim
Nihat BALKAN (Flöre 7. pulde 6. olup elendi. Polonya'ya 5-11,
Belçika'ya 2-9 yenilerek elenen kılıç ekibimizde de yer aldı.)
Nejat TULGAR (Flöre 8. pulde 8. olarak elendi.)
Rıza ARSEVEN (Kılıç 1. pulde 6. olarak elendi, Polonya'ya 5-11 ve Belçika'ya 2-9 yenilerek elenen kılıç ekibimizde de yer aldı.)
Sabri TEZCAN (Kılıç 2.pulde 5. olarak elendi. Polonya'ya 5-11,
Belçika'ya 2-9 yenilerek elenen kılıç ekibimizde de yer aldı.)
Merih SEZEN (Kılıç 4. pulde 6.olarak elendi. Polonya'ya 5-11,
Belçika'ya 2-9 yenilerek elenen kılıç ekibimizde de yer aldı.)
Vural BALCAN (Yarışmalara katılmadı.)
Cihat ARMAN Çin'i 4-0 yendikten sonra Yugoslavya'ya 3-1 yenilen Milli Futbol
Murat ALYÜZ Takımımız Olimpiyat beşincisi olarak adını şeref kütüğüne
Vedii TOSUNCUK yazdırdı.
Ahmet EROL
Hüseyin SAYGUN
Bülent EKEN
Erol KESKİN
Fikret KIRCAN
Gündüz KILIÇ
Lefter KÜÇÜKANDONİADİS
Naci ÖZKAYA
Selahattin TORKAL
Şükrü GÜLESİN
Erdoğan ATLIOĞLU Türk Milli Futbol Takımı'nın yedek Futbolcuları olarak
Hikmet ALPASLAN Olimpiyat Oyunları'na katıldılar.
Muzaffer TOKAÇ
Reha EKEN
Samim VAR
Yavuz ÜRETEN
Binicilik
Salih KOÇ (Üç Gün yarışmasında "Cesur" isimli atıyla 197
puan topladı ve 45 binici arasında 34. oldu. Ayrıca
Konkur Komple yarışmasına da katıldı dereceye giremedi.)
Eyüp YİĞTTÜRK (Üç Gün yarışmasında "Özbek "isimli atıyla 122 puan
topladı ve 45 binici arasında 39. oldu. Ayrıca konkur komple
yarışmasına da katıldı, derece alamadı.)
Salim POLATKAN (Londra'daki çalışmalar sırasında düşüp kolunu kırdığı
için yarışmalara katılamadı.)
Ziya AZAK (Üç Gün yarışmasında "Rüzgar" isimli atıyla 172 puan
topladı. 45 binici arasında 42. oldu. Konkur komple takım
yarışmasında elenen ekibimizde yer aldı.)
Eyüp ÖNCÜ (Milletler Mükafatı yarışmasında "Yıldız" isimli atıyla
44 yarışmacı arasında 39. oldu. Konkur komple takım
yarışmasında elenen ekibimizde yer aldı.)
Kudret KASAR (Milletler Mükafatı yarışmasında "Siyok" isimli atıyla
44 yarışmacı arasında 34. oldu.)
Tevfik YÜZELLİ (Ekipte yedek olarak yer aldı, yarışmalara katılamadı)
Kemal ÖZÇELİK (Ekipte yedek olarak yer aldı, yarışmalara katılamadı)
Selim ÇAKIR (Milletler Mükafatı yarışmasında "Güçlü" isimli atıyla
44 yarışmacı arasında 28. oldu.)
__________________



O zaman bende sana Do Not Disturb Diyorum


Her Bitiş Yeni Bir Başlangıçtır...

Youtube'ye Giremeyenler Burayı İncelesin
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Eski 04-08-2008, 19:00   #5 (permalink)
Unuтмaк HaчaL
FeeLTheFeaR - ait Avatar
Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Jul 2008
Nerden: İzmir/İzmiT
Mesajlar: 1.863
Takım: Fenerbahçe
Eğitim: Üniversite
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:13
Ettiği Teşekkür: 76
Aldığı Teşekkür 40
Xsir Gücü: 7
Xsir Puanı: 55
Xsir Grafiği: FeeLTheFeaR will become famous soon enough
Tanımlı Ce: 1906 - 2004 Olimpiyatları Kısa Tarihçe ve Bilgiler





1952 Helsinki

Olaylarla Dolu Günler
1952 Helsinki, Olimpiyat tarihimizde "Olaylar Olimpiyatı" diye anacağımız bir organizasyondur. Olaylar daha Olimpiyat hazırlıkları sırasında başladı ve sürüp gitti. Üst
üste tatsızlıklar yaşandı ve bunun da etkisiyle 1948 Londra ile kıyaslanamayacak kadar
kötü sonuçlar elde edildi.
1951 yılında Türk futbolunda profesyonelliğin ilanıyla son iki Olimpiyatta beşinci sırayı alan
Türk Milli Futbol Takımı bütün as futbolcularından mahrum kalmıştı. Olimpiyat Oyunları için amatör futbolculardan kurulu bir milli takım hazırlanmaktaydı. Diğer dallardaki Türk sporcuları büyük bir hızla Olimpiyat hazırlıklarını sürdürmekteyken, hareket tarihine pek az
bir süre kala patlak veren bir olay spor dünyamızda bomba gibi patlamıştı. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, sporcuların amatörlük fişlerini Uluslararası Olimpiyat Komitesi'ne göndermek üzere incelenip onaylarken; Nasuh Akar, Gazanfer Bilge, Halil Kaya ve Yaşar Doğu gibi dört şampiyon güreşçiyle Ruhi Sarıalp gibi rekortmen bir atletin evrakını "Bunlar amatör değildir" diyerek geri çevirmişti. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi amatör olarak tanınmayan bu sporcuların kafileden çıkarılmalarını da Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'ne bildirilmişti. Neden olarak da, 1948 Londra Olimpiyat Oyunları'ndan sonra bu ünlü sporcuların para ile ödüllendirilmeleri ve onların da bunu kabul etmeleriydi.
Bunun arkasından, Beden Terbiyesi Genel Müdür Vekili Mehmet Arkan tarafından basına şu açıklama yapılmıştı : "Bahis konusu güreşçilerimizin Sporcuları Koruma Derneği'nden para aldıkları belirlenmiştir. Amatörlük talimatına göre, hangi suretle olursa olsun, para aldıkları belirlenenler amatörlük vasıflarını kaybederler. Olimpiyat nizamnamesi de amatör olmayanların oyunlara katılmalarına manidir. Bunun için adı geçen sporcular takımdan çıkarılmışlar ve durum kendilerine tebliğ edilmiştir.
Kamuoyu bu olayla çalkalanıyor ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve komitenin Genel Sekreteri Burhan Felek sert eleştirilere uğruyordu.
Bu arada 9 Temmuz 1952 günü Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri bu konuda Anadolu Ajansı
aracılığıyla 4 maddeden oluşan uzun bir açıklama yayınlamıştı: "Alınan karar bir bakıma ve şeklen ne kadar yerinde sayılırsa sayılsın bugün elem verici bir hal almış bulunan bu neticede birçok kimsenin, teşekkülün suçu vardır" diyen Bakan İleri maddeleri şöyle sıralıyordu:
“1. 1948 Olimpiyatı'nın güreş kahramanları kimseden para istememişlerdir. Türk toplumu kendi gönlünden koparak muzaffer çocuklarına mütevazı bir yardımda bulunmuştur. Yardımı yapanlar, amatörlük-profesyonellik şartlarını bilmeyebilirler. Fakat Beden Terbiyesi Teşkilatının başında olanlarla Güreş Federasyonunu idare edenlerin o zaman bugünkü neticeyi görerek alakalıları ikaz etmeleri ge