![]() |
|
![]() |
... Yahya Kemal Beyatlı Şiirleri ...Genel Kültür forumlarındaki ... Yahya Kemal Beyatlı Şiirleri ... konusunu görüntülemektesiniz. Kar Musikileri : Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu; Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu. Bir kuytu manastırda dualar gibi gamlı, Yüzlerce ağızdan koro halinde devamlı, Bir erganun ... |
![]() |
![]() |
|
LinkBack | Konu Seçenekleri | Modları Göster | ![]() |
|
|
#11 (permalink) |
|
II.Nesil Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Nerden: Gökyüzünde Bir Yerde
Mesajlar: 2.380
Takım: FENERBAHCE
KanGrubu: B rH+
Eğitim: ..ÖSS..
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:6
Ettiği Teşekkür: 28
Aldığı Teşekkür 127
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Kar Musikileri :
Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu; Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu. Bir kuytu manastırda dualar gibi gamlı, Yüzlerce ağızdan koro halinde devamlı, Bir erganun ahengi yayılmakta derinden... Duydumsa da zevk almadım İslav kederinden. Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta, Tanburi Cemil Bey çalıyor eski plakta. Birdenbire mes'udum işitmek hevesiyle, Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle. Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık, Uykumda bütün bir gece Körfezdeyim artık!
__________________
Yokum Özel Kişilere Tek Cevap Veririm
|
|
|
|
#12 (permalink) |
|
II.Nesil Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Nerden: Gökyüzünde Bir Yerde
Mesajlar: 2.380
Takım: FENERBAHCE
KanGrubu: B rH+
Eğitim: ..ÖSS..
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:6
Ettiği Teşekkür: 28
Aldığı Teşekkür 127
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Mehlika Sultan :
Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Gece şehrin kapısından çıktı: Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Kara sevdalı birer aşıktı. Bir hayalet gibi dünya güzeli Girdiğinden beri rü'yalarına; Hepsi meşhur, o muamma güzeli Gittiler görmeye Kaf dağlarına. Hepsi, sırtında aba, günlerce Gittiler içleri hicranla dolu; Her günün ufkunu sardıkça gece Dediler: ''Belki bu son akşamdır'' Bu emel gurbetinin yoktur ucu; Daima yollar uzar, kalp üzülür: Ömrü oldukça yürür her yolcu, Varmadan menzile bir yerde ölür. Mehlika'nın kara sevdalıları Vardılar cikrigi yok bir kuyuya, Mehlika'nın kara sevdalıları Baktılar korkulu gözlerle suya. Gördüler: ''Aynada bir gizli cihan.. Ufku çepçevre ölüm servileri.....'' Sandılar doğdu içinden bir an O, uzun gözlu, uzun saçlı peri. Bu hazin yolcuların en küçüğü Bir zaman baktı o viran kuyuya. Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü Parmağından sıyırıp attı suya. Su çekilmiş gibi rü'ya oldu!.. Erdiler yolculuğun son demine; Bir hayal alemi peyda oldu Göçtüler hep o hayal alemine. Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Seneler geçti, henüz gelmediler; Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Oradan gelmeyecekmiş dediler!.
__________________
Yokum Özel Kişilere Tek Cevap Veririm
|
|
|
|
#13 (permalink) |
|
II.Nesil Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Nerden: Gökyüzünde Bir Yerde
Mesajlar: 2.380
Takım: FENERBAHCE
KanGrubu: B rH+
Eğitim: ..ÖSS..
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:6
Ettiği Teşekkür: 28
Aldığı Teşekkür 127
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Mohaç Türküsü :
Bizdik o hücumun bütün aşkıyle kanatlı; Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı. Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle, Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle! Fecrin daha bir ülkeyi parlattığı gündü; Biz uğruna can verdiğimiz yerde göründü. Gül yüzlü bir afetti ki her pusesi lale; Girdik zaferin koynuna, kandık o visale! Dünyaya veda ettik, atıldık dolu dizgin; En son koşumuzdur bu! Asırlarca bilinsin! Bir bir açılırken göğe, son def'a yarıştık; Allaha giden yolda meleklerle karıştık. Geçtik hepimiz dört nala cennet kapısından; Gördük ebedi cedleri bir anda yakından! Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle beraber; Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle beraber. Lakin kalacak doğduğumuz toprağa bizden Şimşek gibi bir hatıra nal seslerimizden!
__________________
Yokum Özel Kişilere Tek Cevap Veririm
|
|
|
|
#14 (permalink) |
|
II.Nesil Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Nerden: Gökyüzünde Bir Yerde
Mesajlar: 2.380
Takım: FENERBAHCE
KanGrubu: B rH+
Eğitim: ..ÖSS..
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:6
Ettiği Teşekkür: 28
Aldığı Teşekkür 127
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Özleyen:
Gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde, Sen nerdesin, ey sevgili, yaz günleri nerde! Dağlar agarırken konuşmuştuk tepelerde, Sen nerde o fecrin agaran dağları nerde! Akşam, güneş artık deniz ufkunda silindi, Hulya gibi yalniz gezinenler köye indi Ben kaldım, uzaklarda günün sesleri dindi, Gönlümle, hayalet gibi, ben kaldım o yerde
__________________
Yokum Özel Kişilere Tek Cevap Veririm
|
|
|
|
#15 (permalink) |
|
II.Nesil Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Nerden: Gökyüzünde Bir Yerde
Mesajlar: 2.380
Takım: FENERBAHCE
KanGrubu: B rH+
Eğitim: ..ÖSS..
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:6
Ettiği Teşekkür: 28
Aldığı Teşekkür 127
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Rindlerin Akşamı:
Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç; Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç. Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile, Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle. Geniş kanatları boşlukta simsiyah acılan Ve arkasından güneş doğmayan büyük kapıdan Geçince başlayacak bitmeyen sukunlu gece. Gruba karşı bu son bahçelerde, keyfince, Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül. Ya lale açmalıdır gögsümüzde yahut gül.
__________________
Yokum Özel Kişilere Tek Cevap Veririm
|
|
|
|
#16 (permalink) |
|
II.Nesil Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Nerden: Gökyüzünde Bir Yerde
Mesajlar: 2.380
Takım: FENERBAHCE
KanGrubu: B rH+
Eğitim: ..ÖSS..
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:6
Ettiği Teşekkür: 28
Aldığı Teşekkür 127
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Rindlerin Hayatı :
-Halide Edib'e, sanatta ve fikirde ulvi varlığına derin hürmetle. Bazen kader, gelen bora halinde zorludur ; Dağlar nasıl bakarsa siyah ufka öyle bak. Bazan da cevreden nice bir adem oğludur, Görmek değil düşünmeğe bigane kal! Bırak! Dindar adam tevekkülü, rikkatle, herkese İsa'yı çarmıhında, uzaktan, hatırlatır. Bir arslan esniyor gibi engin vakar ise Rind'in belaya karşı kayıtsızlığındandır
__________________
Yokum Özel Kişilere Tek Cevap Veririm
|
|
|
|
#17 (permalink) |
|
II.Nesil Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Nerden: Gökyüzünde Bir Yerde
Mesajlar: 2.380
Takım: FENERBAHCE
KanGrubu: B rH+
Eğitim: ..ÖSS..
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:6
Ettiği Teşekkür: 28
Aldığı Teşekkür 127
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Rindlerin Ölümü :
Hafız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış; Yeniden hergün açarmış kanayan rengiyle, Gece,bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış Eski Şiraz'ı hayal ettiren ahengiyle. Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde; Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter, Ve serin serviler altında kalan kabrinde Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter
__________________
Yokum Özel Kişilere Tek Cevap Veririm
|
|
|
|
#18 (permalink) |
|
II.Nesil Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Nerden: Gökyüzünde Bir Yerde
Mesajlar: 2.380
Takım: FENERBAHCE
KanGrubu: B rH+
Eğitim: ..ÖSS..
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:6
Ettiği Teşekkür: 28
Aldığı Teşekkür 127
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Sessiz Gemi :
Artık demir almak günü gelmişse zamandan, Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol. Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli. Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu. Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu. Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler. Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden. Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden
__________________
Yokum Özel Kişilere Tek Cevap Veririm
|
|
|
|
#19 (permalink) |
|
II.Nesil Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Nerden: Gökyüzünde Bir Yerde
Mesajlar: 2.380
Takım: FENERBAHCE
KanGrubu: B rH+
Eğitim: ..ÖSS..
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:6
Ettiği Teşekkür: 28
Aldığı Teşekkür 127
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Süleymaniye'de Bayram Sabahı:
Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede Bir mehâbetli sabah oldu Süleymâniye'de Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati, Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan, Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan. Gecenin bitmeye yüz tuttuğu andan beridir, Duyulan gökte kanat, yerde ayak sesleridir. Bir geliş var!.. Ne mübârek, ne garîb âlem bu!.. Hava boydan boya binlerce hayâletle dolu... Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir; O seferlerle açılmış nice yerlerdendir. Bu sükûnette karıştıkça karanlıkla ışık Yürüyor, durmadan, insan ve hayâlet karışık; Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya, Giriyor, birbiri ardınca, ilâhî yapıya. Tanrının mâbedi her bir tarafından doluyor, Bu saatlerde Süleymâniye târih oluyor. * Ordu-milletlerin en çok döğüşen, en sarpı Adamış sevdiği Allah'ına bir böyle yapı. En güzel mâbedi olsun diye en son dînin Budur öz şekli hayâl ettiği mîmârînin. Görebilsin diye sonsuzluğu her yerden iyi, Seçmiş İstanbul'un ufkunda bu kudsî tepeyi; Taşımış harcını gâzîleri, serdârıyle, Taşı yenmiş nice bin işçisi, mîmâriyle. Hür ve engin vatanın hem gece, hem gündüzüne, Uhrevî bir kapı açmış buradan gökyüzüne, Taa ki geçsin ezelî rahmete ruh orduları.. Bir neferdir, bu zafer mâbedinin mîmârı. * Ulu mâbed! Seni ancak bu sabah anlıyorum; Ben de bir vârisin olmakla bugün mağrûrum; Bir zaman hendeseden âbide zannettimdi; Kubben altında bu cumhûra bakarken şimdi, Senelerden beri rüyâda görüp özlediğim Cedlerin mağfiret iklîmine girmiş gibiyim. Dili bir, gönlü bir, îmânî bir insan yığını Görüyor varlığının bir yere toplandığını; Büyük Allah'ı anarken bir ağızdan herkes Nice bin dalgalı Tekbîr oluyor tek bir ses; Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi, Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi! * Gördüm ön safta oturmuş nefer esvaplı biri Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbîr'i Ne kadar saf idi sîmâsı bu mü'min neferin! Kimdi? Bânisi mi, mîmârı mı ulvî eserin? Taa Malazgirt ovasından yürüyen Türkoğlu Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu, Yüzü dünyâda yiğit yüzlerinin en güzeli, Çok büyük bir iş görmekle yorulmuş belli; Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz Her zaman varlığımız, hem kanımız hem etimiz; Vatanın hem yaşayan vârisi hem sâhibi o, Görünür halka bu günlerde teselli gibi o, Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde, Hem de çoktan beri kaybettiğimiz yerlerde. * Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri, Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri. Gökte top sesleri var, belli, derinden derine; Belki yüzlerce şehir sesleniyor birbirine. Çok yakından mı bu sesler, çok uzaklardan mı? Üsküdar'dan mı? Hisar'dan mı? Kavaklar'dan mı? Bursa'dan, Konya'dan, İzmir'den, uzaktan uzağa, Çarpıyor birbiri ardınca o dağdan bu dağa; Şimdi her merhaleden, taa Bâyezîd'den, Van'dan, Aynı top sesleri birbir geliyor her yandan. Ne kadar duygulu, engin ve mübârek bu seher! Kadın erkek ve çocuk, gönlü dolanlar, yer yer, Dinliyor hepsi büyük hâtırâlar rüzgârını, Çaldıran topları ardınca Mohaç toplarını. * Gökte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor? Mutlaka her biri bir başka zaferden geliyor: Kosova'dan, Niğbolu'dan, Varna'dan, İstanbul'dan.. Anıyor her biri bir vak'ayı heybetle bu an; Belgrad'dan mı? Budin, Eğri ve Uyvar'dan mı? Son hudutlarda yücelmiş sıra dağlardan mı? * Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor? Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!.. Adalar'dan mı? Tunus'dan mı Cezayir'den mi? Hür ufuklarda donanmış iki yüz pâre gemi Yeni doğmus aya baktıkları yerden geliyor; O mübârek gemiler hangi seherden geliyor? * Ulu mâbedde karıştım vatanın birliğine. Çok şükür Allaha, gördüm, bu saatlerde yine Yaşayanlarla beraber bulunan ervâhı. * Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı
__________________
Yokum Özel Kişilere Tek Cevap Veririm
|
|
|
|
#20 (permalink) |
|
II.Nesil Üye
![]() Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Aug 2006
Nerden: Gökyüzünde Bir Yerde
Mesajlar: 2.380
Takım: FENERBAHCE
KanGrubu: B rH+
Eğitim: ..ÖSS..
Burcunuz: Akrep
Arkadaşları:6
Ettiği Teşekkür: 28
Aldığı Teşekkür 127
Xsir Gücü: 0
Xsir Puanı: 1 Xsir Grafiği:
![]() |
Vuslat:
Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar, Ömrün bütün ikbalini vuslatta duyanlar, Bir hazzı tükenmez gece sanmakla zamani, Görmezler ufuklarda, şafak söktügü anı... Gördükleri ru'ya ezeli bahçedir aska; Her mevsimi bir yaz ve esen rüzgarı başka. Bülbülden o eglencede feryad işitilmez; Gül solmayı; mehtab, azalıp gitmeyi bilmez... Gök kubbesi her lahza, bütün gözlere mavi... Zenginler o cennette fakirlerle musavi; Sevdaları hülyalı havuzlarda serinler, Sonsuz gibi, bir fıskiye ahengini dinler. Bir ruh, o derin bahçede bir defa yasarsa Boynunda O'nun kollari, koynunda O varsa, Dalmışsa O'nun saçlarının rayihasiyle, Sevmekteki efsunu duyar her nefesiyle. Yıldızları, boydan boya dogmuş gibi, varlık Bir mucize halinde o gözlerdendir artık. Kanmaz, en uzun buseye, öptükçe susuzdur Zira, susatan zevk, o dudaklardaki tuzdur. İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan... Bir sır gibidir azçok ilah oldugumuzdan. Onlar ki bu güller tutuşan bahçededirler. Bir gün nereden hangi tesadufle gelirler? Aşk, onları sevkettigi günlerde, kaderden Rüzgar gibi bir şevk alır, oldukları yerden. Geldikleri yol, ömrün ışıktan yoludur o! Alemde bir akşam ne semavi koşudur o! Dört atlı o gerdüne, gelirken dolu dizgin, Sevmiş iki ruh ufku görürler daha engin, Simalari her lahza parıldar bu zeferle; Gök, her tarafından, donanır meş'alerle! Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar, Varlikta butun zevki o cennette duyanlar Dunyayi unutmus bulunurken o sularda, -Zalim saat ihmal edilen vakti calar da- Bir an uyanirlarsa leziz uykulardan, Bastanbasa, heryer kesilir kapkara, zindan... Bir faciadir boyle bir alemde uyanmak... Gunden gune, hicranla bunalmis gibi, yanmak... Ey tali! Olumden ne beterdir bu karanlik! Ey ask! O gonuller sana maloldular artik! Ey vuslat! O asiklari efsuna ramet! Ey tatli ve ulvi gece! Yillarca devam et!
__________________
Yokum Özel Kişilere Tek Cevap Veririm
|
|