XSiR.NeT | Temiz Internet » Genel Kültür » Sanat » Tiyatro » Roma Tiyatrosu Detaylı
kayit ol

Roma Tiyatrosu Detaylı

Sanat forumlarındaki Roma Tiyatrosu Detaylı konusunu görüntülemektesiniz. Tiyatro küçük bir stadyum sanki. 15.000.000 kişi, belki daha fazla, durmadan bağrışıyorlar. İkide bir yükselen heyecan çığlıkları sahneye yöneltiliyor. Upuzun bir sahne, yüksek, süslü duvarlarla çevrili. Sütunlar,heykeller,oymalar,seyircilerin oturduğu yerin üstü ...


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 14-09-2008, 20:17   #1 (permalink)
♥♥ Zombİe Bilgin♥♥
bossy - ait Avatar
Durum:Offline
Üyelik Tarihi: Aug 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 2.835
Takım: galatasaray
KanGrubu: B rh +
Eğitim: ÖĞRENCİ
Sevdiği Bölüm: siyasal tartışmalar
Burcunuz: Oğlak
Arkadaşları:14
Ettiği Teşekkür: 98
Aldığı Teşekkür 95
Xsir Gücü: 14
Xsir Puanı: 500
Xsir Grafiği: bossy is a glorious beacon of lightbossy is a glorious beacon of lightbossy is a glorious beacon of lightbossy is a glorious beacon of lightbossy is a glorious beacon of lightbossy is a glorious beacon of light
Tanımlı Roma Tiyatrosu Detaylı



Tiyatro küçük bir stadyum sanki. 15.000.000 kişi, belki daha fazla, durmadan
bağrışıyorlar. İkide bir yükselen heyecan çığlıkları sahneye yöneltiliyor. Upuzun bir sahne, yüksek, süslü duvarlarla çevrili.

Sütunlar,heykeller,oymalar,seyircilerin oturduğu yerin üstü yine açık, ama sahnenin üzeri kapalı. Heyecanın nedeni sahnede
dövüşen iki adam., ölümüne dövüşüyorlar. Hayır,gladyatör değil bunlar. Bu bir tiyatro oyunu, dövüşenler de oyuncular. Birinin ölmesi gerekiyor. Gerçekten ölecek. Gladyatör kavgalarına alışmış bir seyirci topluluğu taklit ölümlere katlanamaz. Örnek olan oyuncu biliyor öleceğini. Maskesinin,altında ter döküyor, bütün vücudu titriyor korkudan. Bir yolunu bulsa o öldürecek karşısındakini ya da kaçacak. Ama karşısındaki kendisinden kat kat güçlü bir kavgacı ,öldüremez ki! Sonra kaçmak da kolay değil;üstelik kaçarken yakalanınca yalnız ölüme katlanılmıyor, işkence de var. YANİ ONUN ROLÜ BELLİ!ÖLECEK! Seyirciler durmadan bağırıyorlar, coşturmaya çalışıyorlar kavgacıları. İnsanın ezilmesinden, acı çekmesinden, öldürülmesinden hoşlanıyor bu seyirci., kan istiyor. Öyle olması isteniyor bu seyircinin. Yapılacak hiçbir işleri yok, her işlerini köleleri görüyor. Romalı bütün gününü bedava gösterilerde geçiriyor. Oy avcısı adaylar ya da bir evlenmeyi kutlayan, bir cenazeyi unutulmaz kılmak isteyen zenginler düzenliyor bu gösterileri. Sahnedeki kavga ölüm vuruşuna ulaşıyor. Vuruyor öldürecek olan. Bir ölüm çığlığı, bir kölenin sahneyi kırmızıya boyayan kanı. (Ölecek olanlar,çoğunlukla ölüm cezasına mahkum köleler arasından seçilirdi.) Seyirciler sevinçle bağrışıyorlar. Arkasından sıra sıra filler, atlar,develer geçiyor sahneden, bu da ayrı bir gösteri. Sonra , oyun kaldığı yerden devam ediyor. Seyirciler oturuyorlar yerlerine,canları sıkıla sıkıla oyunuseyrediyorlar. Ölümüne bir kavga olsa da biraz coşsak, eğlensek diye bekliyorlar, umutla bekliyorlar.

Kaynak: The Dramatic Story of the Theatre

ROMA TİYATROSU

TİYATRONUN BAŞLANGICI VE İLK OYUN TÜRLERİ


Esir alınan bazı Grek askerleri sayesinde Yunan Tiyatrosu,Roma’da tanınmaya
başlandı. Çünkü bu askerler, Euripides’in eserlerini okuyabiliyorlardı. Ancak
Roma Tiyatrosu’nun kaynağı da şenliklere gidiyordu. Arvales denilen din adamlarıyla birlikte çiftçi ve çobanlardan kurulu bir topluluk ekin dönemlerinde tarım tanrıçası “Demeter” adına törenler düzenlerlerdi. Ekin kalktıktan sonra başlayan düğünlerde dansların yanı sıra, FESCENNİUM ezgileri söylenir, dans edilirdi. Bu ezgilerin dramatik bir önemi yoktu ancak oyunların kurulmasında etkili oldu. Fescennium ezgileri halk tarafından oynanan gülünç oyunlarla birleşince SATURA adı verilen kaba çizgili kısa güldürüler ortaya çıktı. SATURA ilk kez, İ.Ö. 364 yılında Roma’da düzenlenen oyunlarda oynandı. İ.Ö. 240 yılından itibaren de Roma oyun alanında düzenli olarak tragedya ve komedyalar oynanmaya başlandı. İ.Ö. 220 tarihlerinden itibaren LUDİ PLEBEİ yani halk gösterileri düzenlenmeye başlandı. Önceleri yılda 4 kez,Nisan,Temmuz,Eylül,Kasım aylarında düzenlenen Ludi Şenlikleri daha sonraları hemen her fırsatta ( düğün,zafer,cenaze
vb.) düzenlenir oldu. Roma senatörlerinin tiyatroyu yasaklamak istemelerine
karşın İ.S. IV.yy.da bu gösteriler yılda 170’e çıktı.

GÜLDÜRÜ ÇEŞİTLERİ VE YAZARLARI

İleriki yüzyıllarda Roma tiyatrosunun etkisi sadece güldürü alanında
görüldü. Roma’da genel olarak 6 güldürü türü vardır.

FABULA TABERNİA -Daha çok köylerde oynanan ve temeli doğaçlamaya
dayanan oyunlardı.

FABULA ATTELANA – Satir türünü anımsatan kısa oyunlardı. Dramatik
yarışmasının bitiş veya başlangıcında oynanırdı. Groteks (abartı)tipler vardı.
Maskara,bilgiç,asker v.b...Attelan komedyası edebi bir biçime girince iki önemli yazar ortaya çıktı. Pomponius konuları günlük yaşamdan almış ve yabancıları,mitoloji kahramanlarını taşlamıştır. Novius hakkında ise pek bilgiye rastlanmamıştır.

MİMUS – Kaba,çoğunlukla açık saçık güldürüler. Bu türle birlikte, aldatan eş ve çapkın genç üçlüsü işlenmeye başladı. Zaten gerek Attelan gerekse mimusda zina, en sık işlenen konuydu.

PANTOMİMUS – Uçarı,danslı bir gösteri. Bir dansçı arkasında
yer alan koronun desteğiyle maske ve kostüm değiştirerek bir çok tipi canlandırdı. Pantomimus dansı ciddi,trajik konuları özellikle Yunan ve Roma tragedyalarını canlandırırdı.

FABULA TOGATA -Bunlar diğerlerine oranla daha çok Roma özelliklerini
taşıyan güldürülerdi. Kadınların toplumsal sorunları işleniyordu.

FABULA PALLİATA – Bu tür; Antik Yunan’ın Menandros tarafından
temsil edilen yeni komedyasını esas aldı. Yeni komedya türünü Roma’ya sokan ve Palliata komedyasının ilk yazarı Andronicus bir köleydi. Antik Yunan yapıtlarının ilk çevirmeni diye bilinir.

Naevius,Contaminatio denilen, çeşitli oyunların sahnelerini bir komedya içinde toplayarak ortaya çıkarılan güldürü türünü ilk başlatan yazardır. Ayrıca aristokratları taşlayarak yazdığı güldürülerle FABULA PRAETEKSTA türünü ortaya çıkardı.

Ancak,en önemli komedya yazarı, PLAUTUS’tu. Halkın beğenisine uygun oyunlar yazdığı için en çok tutulan yazar, Rönesans’ta bir çok yazara,oyunlara örnek oldu. Yeni komedyayla Attelan güldürülerinin karışımı olan oyunlarında, siyasal konulara girmekten kaçınmış, kelimeoyunlarını,tersinlemeyi kullanmıştır. Plautus, düşünmeyi sevmeyen halk için,oyunlarını yalın bir dille yazar, oyunun başında özetini ve karakter özelliklerini verirdi. İyi işlenmiş karakterlere karşın, kurguya dikkat etmez,oyunlarında sürprizlere yer vermezdi. Oyunlarındaki en önemli karakter “kurnaz köle”ydi, bir diğeriyse “yosma”. Bazı eserleri; Eşekler, İkizler, Köleler, Çömlek, Amphitruo, Üç akçelik kişi, Casina, Hortlak.Roma komedyasının ikinci ünlü yazarı Terentıus,Romalı bir senatörün kölesiydi.

Onun zekâsını gören senatör onu yetiştirdi ve sonunda özgürlüğünü verdi. Çağının en ünlü yazarları arasında yetişti. Genç öldüğü için ancak 6 komedya yazdı. Plautus’un tersine aristokrat sınıfa yöneldi. Komedyaya psikolojik gelişimi getirdi. Kişilerin duygularının yorumunu yapar ve psikolojilerini belli etmeye çalışır. Olay dizisini kurmada Plautus’tan daha başarılıdır ancak oyunlarındaki durgun hava halk tarafından tercih edilmemesine neden olmuştur. Eserleri; Özünün Celladı,Hadım,Kardeşler,Farmıo,Kaynana.

TRAGEDYA VE YAZARLARI

Sözden çok harekete, düşünceden çok heyecana düşkün olan izleyici doğal olarak tragedyaya önem vermiyordu. Quintus Ennius-Euripides’in tragedyalarına öykündü.
Aristokratlara yöneldi ve çağdaş yazarları etkiledi. Pacuvius-Euripides’e öykünerek
12 tragedya yazdı. Oyunlarında felsefi düşüncelere yer verdi. Tiradları bazen
oyunun gelişimini durduracak kadar sıkıcıydı. Accıus- Daha çok Aiskhilos’u örnek
aldı.

LUCİUS ANNAEUS SENECA – ( İ.Ö.4 – İ.S. 65) Roma tragedyasının
en önemli temsilcisi. Oyunlarını oynanması için değil okunması için yazmıştır.
Euripides’i örnek aldığı halde,tarzı çok farklıdır. Oyunlar onunki kadar gerçekçi
değildir. Sahneler abartılmış duyguları,melodramatik görünüşleri kapsar. Seyirciyi veya dinleyiciyi etkilemek için çok kanlı sahneler yazmıştır. Uzun tiradlı oyunları ağır ve karamsardır. Yunan tragedyasından farklı olarak ölüm sahnelerini sahnede canlandırmayı tercih eder. Romalı izleyicinin tiyatroya bakış açısı düşünülürse bu anlaşılabilir bir tutumdur. Eserleri; Oidupus,Medeia,Troyalı Kadınlar,Aqamemnon,Eta’da.
__________________

Mal gibi kaldı insanoğlu...
 
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler

detaylı, roma, tiyatrosu


Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz forumu seçin

Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
Roma Tiyatrosunda Oyunlar, Tiyatrolar, Kostüm,Maske bossy Tiyatro 0 14-09-2008 20:17
Türk Tiyatrosu Tarihi bossy Tiyatro 0 14-09-2008 15:38
TİYATRO Eğitimi, KONSERVATUVARLAR bossy Tiyatro 2 14-09-2008 15:33
TİYATROLAR ve Telefonları bossy Tiyatro 0 14-09-2008 15:30
Roma Hukuku cyBER_HaYLaZ Hukuk 0 01-03-2008 02:53


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 19:52 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)

Powered by: vBulletin Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2006, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
Design by Htworks Licenced To XSiR.NeT | Temiz Internet